2012 Yılı Değerlendirmesi & 2013 Beklentileri Tarih: 24 Kasım 2016

2012 yılında sektördeki büyüme üretim, ithalat, ihracat ve tüketim açısından hangi seviyede gerçekleşir? 2011’e göre bu kalemlerde nasıl bir değişim öngörüyorsunuz?
• 2011 yılında 34.1 milyon ton seviyesinde bulunan Türkiye’nin ham çelik üretiminin, 2012 yılında % 6 civarında artışla, 36 milyon ton, 2013 yılında ise, % 7 civarında artışla, 38.5 milyon ton,
• 2012 yılında % 5.8 oranında artışla, 28.5 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesi beklenen tüketimin ise, 2013 yılında % 5.3 oranında artışla, 30 milyon ton,
• 2012 yılında miktar açısından % 9.5 oranında artışla, 20.3 milyon tona ulaşması beklenen ihracatın, değer açısından % 2 civarında artışla, 17 milyar dolar,
• 2013 yılında, ihracatın miktar açısından % 8 civarında artışla, 22 milyon ton, değer açısından, % 9 civarında artışla, 18.5 milyar dolar,
• 2012 yılında % 8’in üzerinde artışla, 11.6 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesi beklenen ithalatın, 2013 yılında yerli üretimin sağlayacağı ithal ikamesi sayesinde % 5 civarında düşüşle, 11 milyon ton,
• Değer açısından ise, 2012 yılında % 5 civarında düşüşle, 11 milyar dolar seviyesine gerilemesi beklenen Türkiye’nin çelik ürünleri ithalatının, 2013 yılında, fiyatlarda beklenen toparlanmanın da etkisiyle, % 1 oranında artışla, 11.3 milyar dolar
seviyesine ulaşmasını bekliyoruz.

2012’de sektör üretimini etkileyen en önemli gelişmeler ne oldu?
2012 yılında sektörün üretimini etkileyen en önemli faktörler arasında:
• Başta en büyük ihraç pazarlarımızdan Avrupa’daki kriz kaynaklı durgunluk ve Orta Doğu ve Körfez ülkelerindeki sosyal/politik karışıklıkların bölgeye yönelik ihracatımızı olumsuz yönde etkilemesi,
•  Asya’daki büyüme hızının yavaşlaması ile, Çin ve Japonya’da yerleşik üreticilerin, uluslar arası piyasa fiyatlarından 100 $/tona varan daha düşük fiyatlardan Türkiye piyasasına ve ihraç piyasalarına yönelmesi,
• Dünya genelindeki talep durgunluğunun, küresel seviyede 500 milyon tonun üzerinde kapasite fazlalığı oluşmasına neden olarak, fiyatları ve dolayısıyla kâr marjlarını baskı altında tutması,
• Hükümetin son aylarda takip ettiği büyümeyi sınırlandırıcı politikalar,
• Özellikle yassı ürünlerde, Dahilde İşleme Rejimi’nin, ithalatı teşvik edici uygulamalarının üretimi baskı altında tutması,
• AKÇT ile aramızdaki Serbest Ticaret Anlaşması’nın sektörün yatırımlarını ve hareket kabiliyetini sınırlandırması,
• Enerji girdi fiyatlarına yapılan zamların, sektörün uluslar arası piyasadaki rekabet gücünü sınırlandırması,
gibi hususları sayabiliriz.

2012’de sektör kapasite kullanımı hangi seviye oldu, 2011’de ne kadardı?
2011 yılında % 76 seviyesinde bulunan sektörün kapasite kullanım oranı, 2012 yılında üretimin 2 milyon ton civarında artmış olmasına rağmen, % 73 seviyesine geriledi. 2013 yılında, global piyasalarda talebin toparlanması ve fiyatların bir miktar yükselmesinin de etkisiyle, sektörün kapasite kullanım oranının yeniden % 76 seviyesine yükseleceğini tahmin ediyoruz. 2012 yılında, global piyasalarda arz fazlalığı oluşmasının, fiyatları ve kâr marjlarını düşürmesi ve Dahilde İşleme Rejimi kapsamında, devlet desteği ile üretim yapan ve karşılaştırmalı üstünlüklere sahip olan üreticilerden yapılan ithalatın yarattığı baskı nedeniyle, yassı ürünlerde kapasite kullanım oranı 55 seviyelerine kadar gerilemiştir.

2013’de sektör kapasitesini hangi seviyeye çıkmasını bekliyorsunuz? Neden?
Özellikle 2007-2012 döneminde hızlanan kapasite artışının, 2012 yılından itibaren yavaşladığı görülüyor. Ancak sınırlı da olsa, önümüzdeki dönemde kapasitenin artmaya devam edeceğini ve 2012 yılında 50 milyon ton seviyesinde bulunan kapasitenin, 2013 yılında 51 milyon tonu aşacağını tahmin ediyoruz. Kapasite artışının, mevcut kuruluşların kapasitelerini arttırmaları yanında, yeni faaliyete geçecek tesisler tarafından da destekleneceğini öngörüyoruz.

2013’te sektör üretimini hangi seviyeye çıkmasını bekliyorsunuz? Neden?
2013 yılında sektörün ham çelik üretiminin, % 6.5 civarında artışla, 38.5 milyon tona ulaşacağını tahmin ediyoruz. Sektörün üretim artışını sürdürebilmesinde, iç piyasada büyümeyi destekleyen politikaların uygulanmaya başlanacağına yönelik beklentiler yanında, uluslar arası piyasalardaki kriz etkilerinin zayıflamasının etkili olacağını tahmin ediyoruz.

2013’te sektör tüketiminin hangi seviyeye çıkmasını bekliyorsunuz? Neden?
2012 yılında 28.5 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesi beklenen Türkiye’nin çelik ürünleri tüketiminin, 2013 yılında 30 milyon tona ulaşacağını, sözkonusu yükselişte, toplam tüketimin yarısına yakınını gerçekleştiren inşaat sektöründe beklenen toparlanmanın ve ekonominin büyümesini hedefleyen hükümet politikalarının, çelik ürünlerini girdi olarak kullanan imalat sanayi sektörlerinin üretimlerindeki artışın etkili olacağını değerlendiriyoruz.

2013’te sektör ihracatının hangi seviyeye çıkmasını bekliyorsunuz? Neden?
Üretiminin yarısına yakın bir bölümünü ihraç eden çelik sektörümüzün, 2013 yılında ihracatını % 8 civarında artışla, 22 milyon ton seviyesine yükselteceğini tahmin ediyoruz. 2013 yılında AB piyasasındaki durgunluğun kademeli bir şekilde kaybolmaya başlayacağını, Orta Doğu’da kısmi istikrarın sağlanacağını ve Çin başta olmak üzere, Uzak Doğu bölgesinin yeniden hızlı büyüme trendine girerek, global piyasalardaki dengeleri bozucu etkilerinin azalacağını öngörüyoruz.

2013’te sektör ithalatının hangi seviyeye çıkmasını bekliyorsunuz? Neden?
2013 yılında, özellikle yassı ürünlerde sağlanacak kısmi ithal ikamesi sayesinde, ithalatın % 5 civarında düşüşle, 11 milyon ton civarında gerçekleşmesini bekliyoruz. Dahilde İşleme Rejimi’nin ithalatı teşvik eden uygulamalarının, yerli girdi kullanımını teşvik edecek şekilde revize edilmesi halinde, ithalatta çok daha yüksek oranlı düşüşler yaşanabileceğini ve yassı çelik sektöründe kapasite kullanım oranlarının, 2012 yılında % 55 seviyesinden % 60’lar seviyesine çıkabileceğini tahmin ediyoruz.

Sektör ihracatında en fazla artış olan bölgeler neresi oldu? 2013 yılı için hedef bölge var mı?
2012 yılında, ihracatımızın en fazla arttığı bölge Orta Doğu ve Körfez bölgesi olmuştur. Özellikle Arap Baharı sonrasında istikrarın sağlandığı ülkelere yönelik ihracatımız hızla artarken, halen bu süreç içerisinde yer alan ülkelere yönelik ihracatımızda keskin düşüşler gözlenmektedir. 2012 yılında 2 milyon ton civarında daha fazla ihracat yapılan Orta Doğu ve Körfez Bölgesi’nin ardından, 500.000 ton civarında artışla ABD ikinci sırada ve 300.000 ton civarında artışla, Kuzey Afrika bölgesi üçüncü sırada yer almaktadır. Buna karşılık, AB ülkelerine yönelik ihracatımız, bölgedeki talep daralmasının da etkisiyle, 1.5 milyon ton civarında gerilemiştir. 2013 yılında, Çelik İhracatçıları Birliği’nin Afrika ve Uzak Doğu’da belirlediği hedef ülkelere ve Rusya’ya yönelik ihracatımızda artış olacağını düşünüyoruz. Ayrıca, Orta Doğu ve Körfez ülkelerine yönelik ihracatımızdaki artış eğiliminin devam edeceğini öngörüyoruz.