Avrupa Çelik Endüstrisi Yenilikçi Yapısı ile Yeni Pazarlarda Olmalı Tarih: 24 Kasım 2016

16 Mayıs 2013 tarihinde Eurofer tarafından düzenlenen Avrupa Çelik Günü konferansında, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Antonio Tajani tarafından yapılan konuşmada, ekonomik krizden etkilenen Avrupa çelik endüstrisinin altyapısının güçlendirilmesi ile rekabet gücünü kazanabileceği ve yeniden dünya liderliğine oynayabileceği dile getirildi.

Avrupa Komisyonu’nun önceliğinin, AB 2020 hedefleri doğrultusunda, çelik sektörünün gerekli büyümesini sağlayarak yaratılan istihdamın artırılması olduğunu ve sektörün rekabet gücünü kaybetmemesinin de önemli olduğunu vurgulayan Tajani, alüminyum sektöründe olumlu gelişmelerin yaşandığını, ancak çelik endüstrisi için daha fazla çalışılmasının gerektiğini, çelik sektörünün yeni fikirler, yeni araştırmalar ve yeni ürünlerle, yeni dünya düzenine uygun inovatif bir yapıya bürünerek yeni pazarlara açılmasının önemli olduğunu ve sektörün ihtiyaç duyduğu rekabet gücünün bu noktada devreye girdiğini söyledi.

Avrupa Parlamentosu’nun, sivil toplum kuruluşları, başlıca çelik üreticileri ve Avrupa Komisyonu yetkililerinin de yer aldığı bir çalışma grubu ile hazırladığı Çelik Eylem Planı’nın Temmuz ayı itibariyle hayata geçirilmesinin plânlandığını belirten Tajani, öncelikli hedefin, otomotiv ve inşaat sektörleri başta olmak üzere, Avrupa’daki çelik talebinin artırılması olduğunun ve iklim değişikliği küresel bir problem olmadan önce, çelik sektörünün enerji politikasını yenilemesi gerektiğinin altını çizdi.

Avrupa çelik sektörünün son 30 yılda enerji tüketimini yarı yarıya azalttığı halde, rakip üreticiler ile mücadelede başarılı olunması için, enerji verimliliğinin daha da arttırılması gerektiğini, Avrupa’daki enerji yatırımlarının artmasının ardından, çelik üreticilerinin en yeni teknolojileri kullanarak, disiplinli mali politikalarla rekabet gücünü yeniden kazanabileceklerini belirten Tajani, küresel bir problem olma yolunda gelişen iklim değişikliği sorununun, dünya sera gazı emisyonunun %11’ini temsil eden Avrupa Birliği için önemli bir konu olduğunu ve AB’nin 2030 hedefleri doğrultusunda karbon salınımı ile ilgili önemli hazırlıkları bulunduğunu açıkladı.

Hurda ticaretinin, çelik sektörü için önemli olan diğer konulardan birisi olduğunu, hurda arzın geçmişte tüketilen çelik miktarına paralel seyrettiğini ve hurda rezervlerinin dünya genelinde dengesiz bir biçimde dağıtılmış olduğunu belirten Tajani, gelişmekte olan ülkelerin, çelik sektörlerinin hacimlerine kıyasla, çok daha sınırlı miktarda hurda arzına sahip olduklarını, AB’nin toplam çelik üretiminin % 40’ında temel hammadde olarak hurda kullanıldığından, hurda piyasalarını yakından takip etmenin önemli olduğunu, özellikle hurdanın karbondioksit içeriği de dikkate alınarak, AB dışındaki ülkeler ile karbon sızıntısı sorununa çözüm üretecek önlemler konusunda düşünülmesi gerektiğini vurguladı.

Mevcut teknolojiler ile karbon salınımını 2030 yılına kadar % 40, 2050 yılına kadar da % 80 azaltmanın zor olduğunu vurgulayan Tajani, Avrupa Birliği’nin yaptığı taslak çalışmalarda bu probleme de odaklanıldığını ve sektörün kâr marjını muhafaza ederek gereken çevre düzenlemelerinin hayata geçirilmesi için yol haritasının hazırlanacağını söyledi. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği, Özel Haber