Çelik Sektörü Aylık Değerlendirme – Kasım 2013 Tarih: 24 Kasım 2016

Eylül ayında başlayan Türkiye’nin ham çelik üretimindeki toparlanma eğilimi, Ekim ayında da devam etmiştir. Eylül ayında bir önceki aya göre % 17.1 oranında artış gösteren ham çelik üretimi, Ekim ayında % 2.1 oranında ilave artışla, 2013 yılının en yüksek aylık üretim miktarı olan 3.08 milyon tona yükselmiştir. Sözkonusu üretim, 2012 yılının Eylül ayına kıyasla da % 6.9 oranında bir artışı ifade etmektedir.

Ham çelik üretiminin Ekim ayında yılın en yüksek seviyesine çıkmasının da desteği ile, Ocak-Eylül döneminde % 5 seviyesinde bulunan üretimdeki düşüş, Ocak-Ekim dönemi itibariyle % 3.8’e gerilemiştir. Yılın ilk 10 aylık döneminde % 3.8 oranında düşüşle, 28.9 milyon ton ham çelik üretimi gerçekleştiren çelik sektörünün, hem kütük hem de slab üretimi  düşüş göstermiştir. Üretim yöntemleri açısından bakıldığında, hurda ile üretim yapan elektrik ark ocaklı tesislerin üretimi gerilerken, cevhere dayalı üretim yapan entegre tesislerin üretimlerinin arttığı görülmektedir.

Sektörün ham çelik üretimindeki düşüşe rağmen, nihai mamul üretiminin ve tüketiminin artmaya devam ettiği görülmektedir. Ocak-Eylül döneminde, Türkiye’nin nihai çelik ürünleri üretimi % 4.8, tüketimi ise % 8.6 oranında artış göstermiştir. Ocak-Eylül döneminde, Türkiye’de % 3.7 oranında artışla, 19.67 milyon ton uzun ürün üretimi, % 11.4 oranında artışla, 12.36 milyon ton uzun ürün tüketimi gerçekleştirilmiştir. Başka bir deyişle, Türkiye tükettiğinden % 59 (7.3 milyon ton) daha fazla inşaat sektöründe kullanılan uzun çelik ürünleri üretmiştir. 

Sektörün ham çelik üretiminin azaldığı bir dönemde, toplam nihai mamul üretimindeki artışta, ithal yarı mamuller önemli bir rol oynamış, Türkiye’nin çelik tüketimindeki artış, ağırlıklı bir şekilde ithal ürünler ile desteklenmiştir. Ocak-Eylül döneminde, sektörün kapasitesinin % 30’a varan önemli bir bölümü atıl durumda kalırken Türkiye’nin toplam çelik ürünleri ithalatının  %28 oranında artması, Türkiye’nin çelik tüketimindeki artışın ithalat ağırlıklı karşılanması yanında, Türk üreticilerinin rekabet güçlerindeki zayıflamayı ve üreticiler üzerindeki yüklerin artık taşınamaz bir boyuta geldiğini ortaya koymaktadır.

Rekabet gücündeki zayıflama nedeniyle, Türkiye’nin çelik ürünleri ihracatındaki gerileme eğilimi de derinleşerek devam etmektedir. Eylül ayında % 13.5 oranında azalan çelik ürünleri ihracatı, geçici verilere göre Ekim ayında % 20, Kasım ayının ilk 10 günlük döneminde de % 28 oranında azalmıştır. Ocak-Eylül döneminde ise, Türkiye’nin toplam çelik ürünleri ihracatı % 5.2 oranında düşüşle, 14.4 milyon tona gerilerken, çelik ürünleri ithalatı % 28.4 oranında artışla, 11.05 milyon tona çıkmıştır.

Geçen yılın aynı dönemine kıyasla, ihracatın ithalatı karşılama oranı ise, % 155’ten % 125’e kadar düşmüştür. En büyük ihraç kalemi olan uzun ürünlerde ihracat % 5.7 oranında düşüşle, 8.4 milyon tona gerilemiş, buna karşılık ithalat %6.3 oranında artışla, 1.08 milyon tona yükselmiştir.

Sektörün rekabet gücünün zayıflamasının çelik dış ticaretinde yol açtığı büyük kayıplara rağmen,  Demir Çelik ve Demirdışı Metaller Strateji Belgesi’nde yer alan sektörün rekabet gücünün arttırılmasını hedefleyen eylemlerin halen uygulamaya aktarılmamış olması anlaşılamamaktadır.