Çelik Sektörü Aylık Değerlendirme – Mayıs 2013 Tarih: 24 Kasım 2016

Türkiye’nin ham çelik üretimindeki gerileme eğilimi, yavaşlayarak da olsa Nisan ayında da devam etti. Nisan ayında 2.87 milyon ton seviyesinde gerçekleşen ham çelik üretimi, 2012 yılının aynı ayına göre % 0.7, bir önceki aya göre ise % 3.8 oranında geriledi. Düşüş eğiliminin yavaşlaması nedeniyle, yılın ilk çeyreğinde % 5.9 seviyesinde bulunan Türkiye’nin ham çelik üretimindeki gerileme, Ocak-Nisan döneminde % 4.6’ya düştü ve Türkiye’nin ham çelik üretimi 11.36 milyon ton seviyesinde kaldı. Hem uzun ürünlerin yarı mamulü konumunda bulunan kütük, hem de yassı ürünlerin yarı mamulü konumunda bulunan slab üretimi, geçen yıla göre gerileme gösterdi.

Üretim yöntemi açısından bakıldığında ise, üretimin % 70’ini gerçekleştiren hurda tabanlı çalışan elektrik ark ocaklı tesislerin üretimleri % 10.7 oranında gerilerken, yüksek fırınlarda üretim yapan entegre tesislerin üretimleri % 13.4 oranında artış gösterdi. Elektrik ark ocaklı tesislerin ham çelik üretimlerindeki keskin gerileme, ağırlıklı bir şekilde girdi maliyetleri ile nihai ürün fiyatları arasındaki marjların daralmasından kaynaklandı.

Türkiye’nin ham çelik üretiminin % 4.6 oranında gerilediği Ocak-Nisan döneminde, dünya ham çelik üretimi % 2 oranında artış gösterdi. Global çelik üretimindeki artışta, Çin başta olmak üzere, Asya’nın üretim artışı etkili oldu.  Türkiye’nin üretimdeki gerileme eğilimi nedeniyle, Türkiye uzun bir süre sonra 2013 yılının Nisan ayında dünya üretim sıralamasında bir sıra geriye düştü ve 9. sırada yer aldı.  Ocak-Nisan dönemi itibariyle halen 8. sıradaki yerini korumasına rağmen, üretimdeki yavaşlama eğiliminin devam etmesi halinde, Ocak-Mayıs döneminde Türkiye’nin 9. sıraya düşmesinin kaçılmaz olduğu değerlendiriliyor.

Türkiye’nin toplam nihai çelik ürünleri üretiminin, % 0.7 oranında düşüşle, 11.45 milyon tonda kaldığı yılın ilk dört aylık döneminde, genellikle inşaat sektörü tarafından tüketilmekte olan uzun ürünlerin üretimi % 4.4 oranında düşüşle, 8.15 milyon tona geriledi. Türkiye’nin toplam nihai çelik ürünleri tüketimi, % 3 oranında artışla, 9.52 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Ancak, uzun ürün tüketimi % 1.8 oranında düşüşle, 4.78 milyon ton seviyesinde kaldı.

Türkiye’nin ham çelik ve nihai çelik ürünleri üretimi azalırken, tüketimin artış eğilimi gösteriyor olması, Türkiye’nin çelik tüketiminin artan oranlarda ithalat ile karşılanmasından kaynaklandı. Türkiye’nin toplam çelik ürünleri ihracatının % 6 oranında arttığı Ocak-Nisan döneminde, ithalatın % 35 gibi oldukça yüksek bir oranda yükselmesi, üstelik bu yükselişin önemli bir kısmının iç piyasada kapasitenin atıl durumda kaldığı yassı ürünlerde yaşanması dikkat çekti. 31 Aralık tarihinde yürürlüğe giren 2013 Yılı İthalat Rejimi çerçevesinde, bazı alaşımsız yassı çelik ürünleri ve dar bant yassı çeliklere yüzde 10 oranında; bazı alaşımlı yassı çelik ürünlerine ise yüzde 6 oranında gümrük vergisi getirilmiş olması, yassı çelik piyasasında bir miktar iyileşme yaşanabileceği yönünde beklentilere yol açtı. 

Türkiye’de slab üretiminde kapasite kullanım oranının % 55 gibi son derece düşük seviyelerde seyrettiği bir dönemde, yassı ürün ithalatının % 23 oranında artması sektörde endişe yaratıyor. Ayrıca, marjların sıkıştırması ve sektörün rekabet gücünün azalması nedeniyle, hurdadan üretimini azaltan sektörün, ilk 4 aylık dönemde, yarı mamul ithalatını % 73 oranında arttırarak, 1.67 milyon tona yükseltmiş olması da, katma değerin bir kısmının yurtdışında bırakılmaya başlandığını göstermesi açısından rahatsızlık yaratıyor. Yarı mamul ithalatının mevcut hızını sürdürmesi halinde, yılsonu itibariyle 5 milyon ton gibi rekor bir seviyeye ulaşması bekleniyor. Bu çerçevede, sektörün rekabet gücünün arttırılmasını teminen, üzerindeki yüklerin bir an önce kaldırılması hayati önem taşıyor.

TÜRKİYE ÇELİK ÜRETİCİLERİ DERNEĞİ