Dahilde İşleme Rejimi’nin Çarpıtılması Ekonominin İçini Boşaltıyor Tarih: 24 Kasım 2016

2015 yılının ilk yarısına ilişkin dış ticaret rakamları açıklandı. Buna göre, yılın ilk yarısında çelik ürünleri ihracatı miktar yönünden % 10 civarında düşerken, ithalatta % 34 oranında artış görüldü.

Sektörün dış ticaret tablosundaki dengenin aleyhimize gelişmesinin bir dizi sebebi bulunuyor. Sektördeki yavaşlamayı etkileyen unsurlar arasında, demir cevheri ve hurda fiyatlarının seyrindeki hurda ile üretim yapan kuruluşlar aleyhine gelişen farklılaşma yanında, Çin’in tüketimi hızla gerilerken, üretiminin daha yavaş bir şekilde düşüş gösteriyor olması, üretim fazlasını çok düşük fiyatlar ile ihraç pazarlarına yönlendirmesi geçtiğimiz dönemde sıkça dile getirildi. 

Tüm bunlara ek olarak, 2015 yılının ilk yarısında, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında yapılan çelik ithalatının % 61 oranında artışla, 2.8 milyon tondan, 4.5 milyon ton seviyesine ulaşmasının da dış ticaret dengemizi olumsuz yönde etkilediği görülüyor. Dahilde İşleme Rejimi kapsamında yapılan ithalattaki 1.7 milyon tonluk artışın, ihracat rakamlarına yansımamış olması, tersine ihracatın 9.4 milyon tondan, % 10 oranında düşüşle, 8.4 milyon tona gerilemiş olması, Dahilde İşleme Rejimi uygulamasının yeniden ve süratle gözden geçirilmesi ihtiyacını ortaya koyuyor.

Dahilde İşleme Rejimi (DİR) Kapsamında Toplam Çelik İthalatı

Dahilde İşleme Rejimi (DİR) Kapsamında Toplam Çelik İthalatı

 

2014-6ay

2015-6ay

Değişim

 

ton

ton

%

BDT

2.285.041

3.175.091

39 

Uzak D./GD Asya

225.331

735.072

226 

AB-28

239.280

262.777

10 

Diğer

27.754

312.361

1.025 

DİR KAPSAMINDA TOPLAM ÇELİK İTHALATI

2.777.407

4.485.300

61 

TOPLAM ÇELİK İTHALATI

6.718.555

9.031.673

34 

DİR’in Payı %

41,3

49,7

20,1

TOPLAM ÇELİK İHRACATI

9.426.854

8.473.733

-10 

DİR KAPSAMINDA İTHALAT / TOPLAM ÇELİK İHRACAT

29,5

52,9

79,7

2014 yılının ilk yarısında, toplam çelik ithalatının % 41’i Dahilde İşleme Rejimi kapsamında yapılmış iken, bu oran 2015 yılının aynı döneminde % 50 seviyesine kadar çıkmış bulunuyor. DİR kapsamında yapılan ithalatın Türkiye’nin toplam çelik ihracatı içerisindeki payının da, geçtiğimiz yılın ilk yarısına kıyasla % 29.5’ten % 52.9’a çıktığı gözleniyor. Bu durum, bir taraftan DİR’in ihracat içerisinde ağırlığının arttığını, diğer taraftan da ihracatımızı her geçen gün ithal girdiye daha fazla bağımlı hale geldiğini gösteriyor.  2015 yılının ilk yarısında, Dahilde İşleme Rejimi kapsamında en fazla ithalatın, BDT bölgesinden yapıldığı gözleniyor. Türkiye’nin DİR kapsamındaki çelik ithalatında % 71 oranında payı bulunan BDT’yi % 16 oranındaki payı ile Uzak Doğu & Güneydoğu Asya ve % 6 oranındaki payı ile Avrupa Birliği takip ediyor. Ocak-Haziran döneminde, BDT ülkelerinden yapılan DİR kapsamındaki toplam ithalat % 39 oranında artışla, 3.18 milyon tona ulaşmış bulunuyor. Ağırlıklı bir şekilde Çin olmak üzere, Uzak Doğu & Güneydoğu Asya’dan yapılan ithalatın ise, % 226 oranında artışla, 735.000 tona ulaştığı görülüyor.

Geçtiğimiz yıl bor alaşımlı çeliklerle Türkiye ve diğer ihraç pazarlarına yoğunlaşan, Çin Hükümetinin aldığı tedbirler sonrasında bu ürünlerde ihracatın zorlaşması üzerine, krom alaşımlı çeliklerle ihraç pazarlarında varlığını arttırma gayreti içerisinde olan Çinli çelik üreticileri, bu defa da Dahilde İşleme Rejimi çerçevesinde ihracatını arttırma gayreti içerisine girmiş bulunuyor. Ocak-Haziran döneminde, Çin’den yapılan toplam çelik ürünleri ithalatı % 194 oranında artışla, 927.000 tona ulaşırken, sözkonusu miktarın % 61’ine tekabül eden 567.000 tonluk kısmını Dahilde İşleme Rejimi kapsamında yapılan ithalat oluşturuyor.

Yılın ilk yarısında, Çin’den Dahilde İşleme Rejimi kapsamında yapılan ithalat, % 600 oranında artışla, 81.000 tondan, 567.000 tona yükselmiş bulunuyor. Esasen tüm bu veriler, Dahilde İşleme Rejimi uygulamasının, yürürlükteki gümrük vergilerini aşmakta kullanıldığını, bu çerçevede ithal edilen ürünlerin yurtiçinde satılmasının, iç piyasadaki fiyat mekanizmalarını tahrip ettiğini ortaya koyuyor.  DİR kapsamında yapılan ithalatta son derece hızlı artış yaşanırken, ihracatın geriliyor olması da bu durumu teyid ediyor.

Türkiye’de kurulu kapasitelerin atıl durumda kaldığı, yılın ilk yarısında kapasite kullanım oranının % 63 seviyesine kadar düştüğü hususları dikkate alındığında, Dahilde İşleme Rejimi’nin ithal girdi kullanımını teşvik etmesi ve DİR taahhütlerinin kapatılması için tanınan uzun sürelerin, ithal ürünlerin yurtiçine satılarak, başka ürünlerle ihraç taahhütlerinin kapatılmasına imkan sağladığına yönelik söylentilerin artması, reel anlamda ihracatı destekleyecek bir Dahilde İşleme Rejimi mekanizması kurulması ihtiyacını ortaya çıkarmış bulunuyor. Dahilde İşleme Rejimi’nin, ihracat karşılığında ithalat imtiyazı veren ve bu yönüyle Türk ekonomisinin içini boşaltan değil, gerçek anlamda ihracatı destekleyen, bunu yaparken de yerli girdi kullanımını önceliklendiren bir çerçeveye oturtulması gerekiyor. Türkiye’yi cari işlem dengesi açısından kırılgan bir konuma getiren mevcut yapı daha rasyonel bir çerçeveye oturtulmadan, ekonominin düze çıkması mümkün görülmüyor.