Demir Çelik Sektörü Aylık Değerlendirme – Temmuz 2012 Tarih: 24 Kasım 2016

Dünya piyasalarındaki daralma eğilimi, giderek artan ölçülerde Türkiye ekonomisine de yansımaya devam ediyor. Ocak ayında, % 14.4 seviyesinde bulunan Türkiye’nin ham çelik üretimindeki artış, sonraki aylarda üretim artışının zayıflama eğilimi göstermesi nedeniyle, Ocak-Haziran dönemi itibariyle % 9.3 seviyesine kadar gerilemiş bulunuyor.  Benzer eğilim demir çelik ürünleri ihracatında da gözleniyor. Ocak-Şubat döneminde % 14.3 seviyesinde bulunan demir çelik ürünleri ihracatındaki artışın, yılın ilk 5 aylık döneminde, % 6.1 seviyesine kadar düştüğü görülüyor. Haziran ayına ilişkin geçici veriler, ihracatın toparlanmaya başladığını ve toplam demir çelik ürünleri ihracatının % 14.5 oranında artışla, 1.62 milyar dolara ulaştığını gösteriyor. Bu yönüyle, Haziran ayında, demir çelik ürünleri, sanayi sektörleri arasında otomotiv sektöründen sonra en fazla ihracat yapan ikinci sektör konumunda bulunuyor.

İhracattaki artış eğilimi yavaşlarken, ithalatın da artmaya devam etmesi, sektörün kapasite kullanım oranlarını olumsuz yönde etkiliyor ve üretimin baskı altında kalmasına neden oluyor. Özellikle Avrupa Birliği’ndeki durgunluğun, Türkiye’nin bölgeye yönelik çelik ürünleri ihracatının % 43 oranında azalmasına neden olduğu görülüyor. Yılın ilk 5 aylık döneminde, AB’ye yönelik demir çelik ürünleri ihracatı, miktar açısından 830.000 ton, değer açısından ise, 700 milyon dolar civarında azalırken,  AB’den yapılan ithalat artmaya devam ediyor. Özellikle yassı ürün dış ticaretinde gözlenen olumsuzlukların, demir çelik ürünleri dış ticaret rakamlarına etkili bir şekilde yansıdığı gözleniyor.

Ocak-Mayıs döneminde, ağırlıklı bir şekilde inşaat sektörü tarafından tüketilmekte olan uzun ürünlerin ihracatı % 15.7 oranında artışla, 5.17 milyon tona ulaşırken, yassı ürünlerin ihracatı % 28.6 oranında düşüşle, 788.000 tonda kaldı.

Yılın ilk 5 aylık döneminde, uzun ürünler üretim ve tüketim bakımından güçlü bir artış gösterirken, yassı ürünlerde durgunluk devam ediyor. Uzun ürün üretimi % 16.7 oranında artışla, 10.6 milyon tona ulaşırken, tüketimin % 15.3 oranında artışla, 6.03 milyon tona yükseldiği görülüyor. Ancak, aynı dönemde, ithalat baskısının devam etmesi nedeniyle, artan kapasitelere rağmen, yassı ürün üretimi % 3.8 oranında azalırken, tüketimdeki artışın yalnızca % 2.6 seviyesinde kaldığı gözleniyor.

Önümüzdeki aylarda, demir çelik sektörünün büyüme performansını sürdürebilmesi, iç tüketime inşaat sektörünün yaptığı katkıyı, yassı çelik tüketen sanayi kuruluşlarının da yapmasına, Türkiye’de yerli çelik tüketimini teşvik edecek tedbirlerin alınmasına, ülkemize kalitesiz ürünlerin girişinin engellenmesine ve sektörün ihraç piyasalarındaki rekabet gücünün arttırılmasına bağlı olduğu değerlendiriliyor.