Halil Şahin: Çelik Sektörümüzün Büyümesi, İmalat Sanayimizin Büyümesini Destekliyor – Özel Haber Tarih: 24 Kasım 2016

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından, sektör ile işbirliği içerisinde hazırlanan ve önümüzdeki 4 yıllık dönemi kapsayan, “Türkiye Demir-Çelik ve Demir Dışı Metaller Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı 2012-2016” Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün tarafından, 26 Aralık 2012 günü Çırağan Sarayı’nda düzenlenen toplantıda açıklandı. Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Halil Şahin, toplantının açılışında sektördeki duruma ilişkin bir konuşma yaptı.

Uzun Ürünlerde Bölgenin Üretim Merkeziyiz

Konuşmasında, Türkiye’nin uzun ürünlerde bölgenin çelik üretim merkezi haline geldiğini, yassı ürünlerde de bu noktaya önemli ölçüde yaklaşıldığını, bugün gelinen noktada, yüksek katma değerli ürünlerde de aynı pozisyonu elde etme ihtiyacı içerisinde olduklarını belirten Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Halil Şahin, “Bugün geldiğimiz noktada, yüksek katma değerli ürünlerde de aynı pozisyonu elde etme ihtiyacı içerisindeyiz. Yapısal çelikler ile ilgili olarak, sektörümüzün yatırımları devam etmektedir. Sektörümüz, Türkiye’de üretimi bulunmayan yassı çelik ürün türlerine ve paslanmaz çelik yatırımlarına da devam etmektedir. Sürdürülen yatırımlardaki temel amaç, Türkiye’nin ithal ettiği çelik ürünlerini yurtiçinde ürettiği ve çeliği girdi olarak kullanan sanayi kollarının her türlü girdi ihtiyacını karşılayabildiği bir yapıyı oluşturmaktır” dedi.

AKÇT Anlaşması Sektörün Büyümesini Sınırlandırıyor

Avrupa Kömür Çelik Topluluğu ile imzalanmış olan Serbest Ticaret Anlaşması’nın yatırımlara devlet desteği verilmesini sınırlandıran hükümlerinin, sektörün gelişme hızını olumsuz yönde etkilediğini, AKÇT Anlaşması’nın çelik sektörüne dar geldiğini, sektörün katma değeri yüksek ürünlere geçme ve ürün çeşitliliğini arttırma yönündeki yoğun gayretlerini sınırlandırdığını vurgulayan Şahin, “Bu durum, bir taraftan yurtiçi talebin önemli bir kısmının ithalat yolu ile karşılanması, diğer taraftan da, bu ürünlerde oluşabilecek ihracat potansiyelinin değerlendirilememesi gibi, çelik sektörümüz üzerinde çok yönlü olumsuz tesirler yaratmakta ve Türkiye ekonomisinin içini boşaltmaktadır. Başta AKÇT ile aramızdaki Serbest Ticaret Anlaşması’nın çelik sektörüne her türlü devlet yardımını yasaklayan hükümlerinin revize edilmesi olmak üzere, katma değeri yüksek ürünlere yönelik sözkonusu yatırımları kolaylaştırıcı tedbirler alınırken, mevcut kapasitelerin azami ölçüde kullanılması, Dahilde İşleme Rejimi’nin mantığına uygun bir şekilde işletilmesini mümkün kılacak bir çerçevede ayniyatın sağlanması, sadece sektörümüz açısından değil, tüm ihracatçı sektörler açısından önem taşımaktadır. Önümüzdeki dönemde, bu yönde alınacak tedbirler, ödemeler dengesi açığının, tüketimdeki azalma ile değil, kalıcı bir şekilde, yapısal olarak giderilebilecek bir boyuta taşınması açısından hayati önem taşımaktadır.” dedi.

Çelik Sektörü, AB’de Olduğu ‘Gibi Stratejik Sektör’ Olarak Kabul Edilmeli

Çelik sektörü olarak, artan ürün çeşitliliği ve ekonominin büyümesinde oynanan lokomotif rol ile, Türkiye ekonomisinde sarsılmaz bir yapının oluşmasına katkıda bulunmaktan dolayı gurur duyduklarını, bundan sonra da, strateji belgesinde belirtilen hususların uygulamaya aktarılması ile, eksikliklerin tamamlanarak, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu alanlarda yurtiçi talebi karşılayabilecek bir üretim yapısı oluşturmayı hedeflediklerini belirten Şahin, “2023 yılı için belirlenen hedefleri, Türkiye açısından ulaşılabilir görüyoruz ve bu hedeflere ulaşmada çelik sektörümüzün önemli bir rol üstleneceğini; çelik sektörümüzün ürün çeşitliliğini ve katma değerini arttırmasının, diğer sanayi dallarında da aynı gelişmenin sağlanmasına katkıda bulunarak, imalat sanayimizin hedeflerine ulaşılabilmesini kolaylaştıracağını düşünüyoruz. Çelik sektörünün stratejik öneme sahip olduğunu ve endüstriyel üretimin yerli hammadde ile yapılmasına olan katkısı nedeniyle, AB’nin en önemli sektörleri arasında yer aldığını belirten Avrupa Parlamentosu’nun, ‘otomotiv, inşaat, makine imalatı gibi üretim odaklı sektörlerin gelişmesi ve katma değer yaratmasında belkemiği’ olarak nitelendirdiği çelik sektörünü korumak için, 13 Aralık 2012 tarihinde AB Komisyonu’na gönderdiği bir dizi önlem ve destek tedbiri alınmasına yönelik teklif de, bu değerlendirmelerimizi teyid ediyor. Ekonomimizi büyütmek, imalat sanayimizi büyütmekten, imalat sanayini büyütmek ise, imalat sanayinin girdisinin önemli bir kısmını sağlayan çelik sektörünü büyütmekten geçiyor. Bakanlığımızın, bunun bilinci içerisinde, bugüne kadar sektörümüze verdiği ve bundan sonra vereceğine inandığımız desteğe en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.” şeklinde sözlerini tamamladı.