Tecdelioğlu: Türkiye Global Pazarda Fark Yaratacak Ürünlere Yönelmelidir – Özel Haber Tarih: 24 Kasım 2016

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından, sektör ile işbirliği içerisinde hazırlanan ve önümüzdeki 4 yıllık dönemi kapsayan, “Türkiye Demir-Çelik ve Demir Dışı Metaller Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı 2012-2016” Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün tarafından, 26 Aralık 2012 günü Çırağan Sarayı’nda düzenlenen toplantıda açıklandı. Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Çetin Tecdelioğlu, 2023 yılı için öngörülen 500 milyar dolarlık ihracat hedefinin, kamu ve özel sektör ekonominin tüm paydaşları tarafından paylaşıldığını dile getirdi.

Tecdelioğlu, İstanbul Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği olarak, kamuya açıklanan 2012 -2016 Türkiye Demir Çelik ve Demir Dışı Metaller Sektörü Stratejisi’nin ‘Sektörün Rekabet Gücünün Artırılmasını ve Sürdürülebilirliğini Sağlamak’ amacını ve ‘Yüksek Katma Değerli Ürünlerin Üretim Üssü Olmak’ vizyonunu desteklediklerini vurgularken sözlerini söyle sürdürdü: “İDDMİB olarak gerçekleştirdiğimiz Metalik Fikirler Ar-Ge proje pazarı, yine yakın dönemde açılan tasarım okulumuz ve tasarım yarışmalarımız ile çalışmalarımızın bu vizyon ve amaçla halihazırda yüzde yüz örtüştüğü gözler önüne seriliyor. Milletimizin refahını daha yukarı seviyelere taşımak, orta gelir grubundaki bir ülke olmaktan çıkmak ve dünya ekonomisinde söz sahibi, yenilik ve teknoloji de başı çeken, yüksek gelir grubunda bir ülke haline gelmek hepimizin ortak hedefi.

Günümüzde beş kıtada tercih edilen mallarımız var. Firmalarımız, sektörümüz NASA’dan tutun da otomotiv devlerine kadar dünyanın önde gelen üreticilerine mal sağlıyor. Fakat bizim gözümüz çok daha yükseklerde, oralara çıkacak potansiyelimiz de var.

Bu potansiyelimizi ancak özgün tasarımlarla, teknoloji değeri yüksek patentlerle, kaliteden ödün vermeden, dünyadaki teknolojik gelişmelere liderlik ederek değerlendirebiliriz. Bu çerçevede, Ar- Ge desteklerinin sanayi kuruluşlarında yapılan Ar-Ge faaliyetlerini kolaylaştırmak için daha esnek bir hale getirilmesine, Ar-Ge’nin ve inovasyon kültürünün tabana yayılması için daha çok çalışmaya ihtiyacımız var. Ancak bu şekilde gelişmiş ülkeler ligine sıçrayabiliriz. Ancak bu şekilde ihracatımızı ve zenginliğimizi katlayabiliriz.”

İhracat artışının devamı bakımından, tüm sektörlerin katma değeri yüksek ürünleri ihraç edebilir hale gelmelerinin hayati önem taşıdığını, aksi halde Türkiye’nin Çin ve Hindistan gibi ülkelerle rekabet edebilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle ürünlerin dünya pazarlarında fark yaratması gerektiğini belirten Tecdelioğlu “Yenilikçilik, Ar-Ge ve Tasarımın önemi tartışılmaz. Bununla beraber, hammadde maliyetinin ve tedarikinin sektörümüz için önemli olduğunu hiçbir zaman unutamayız. Sektör olarak temel hammaddelerimiz olan Alüminyum, Bakır ve Paslanmaz Çelik’te büyük oranda dışa bağımlıyız. Enerjinin ülkemizde rakip ülkeler düzeyinden daha pahalı olması gerçeği ile de yüz yüzeyiz. Hammaddede dışa bağımlılığını azaltmak, bu çerçevede hammadde yatırımlarını, hammadde yatırımlarının verimli hale gelmesini ve daha ucuza enerji üretmemizi sağlayacak enerji yatırımlarını desteklemek de çok önemli. Geçtiğimiz yıl içinde açıklanan yeni teşvik sisteminde ve strateji belgesinde bu konulara yer verilmesini olumlu buluyor ve sektörün rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.