Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Basın Bülteni Tarih: 04 Temmuz 2017

04 Temmuz 2017

ÇELİK ÜRETİMİ

Türkiye’nin ham çelik üretimi, 2017 yılının Ocak- Mayıs döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre %11,5 artışla 15.1 milyon ton olarak gerçekleşti.

ÇELİK TÜKETİMİ

Yılın ilk beş ayında Nihai çelik tüketimi geçen yılın aynı dönemine göre %10,3 oranında gerileyerek 13.22 milyon ton oldu.

DIŞ TİCARET

İhracat

2017 yılın Ocak-Mayıs döneminde demir-çelik ihracatı, miktar itibariyle %22,5 artışla 8 milyon 478 bin ton, değer itibariyle %33,7 artışla 5 milyar 657 milyon dolar olarak gerçekleşti.

İthalat

Aynı dönemde ithalat miktar itibariyle %20,3 azalarak 6 milyon 359 bin ton, değer olarak %0,2 azalışla 4 milyar 626 milyon dolar seviyesinde kaldı.

Dış Ticaret Dengesi

2017 yılının ilk beş ayında, çelik mamullerinde 1 milyar 31 milyon dolar ticaret fazlası elde edildi. Buna bağlı olarak, 2016 yılının Ocak-Mayıs dönemindeki %91 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın aynı döneminde %122 seviyesine yükseldi.

DÜNYA ÇELİK ÜRETİMİ

2017 yılının Ocak-Mayıs döneminde dünya çelik üretimi % 4,7 oranında artışla 694 milyon 876 bin ton seviyesine ulaştı. Çin  %4,4 artışla ve 347 milyon tona ulaşan üretimiyle, dünya çelik üretiminin % 49,9 unu oluşturdu.

Dünya çelik üretiminde, ilk on ülke arasında %14,2 artışla en yüksek artış oranına ulaşan Brezilya’yı, %11,5 artış oranıyla takip eden Türkiye, 15 milyon 093 bin ton üretim miktarıyla 8. sırada yer aldı.

DEĞERLENDİRME

2012-2015 yılları arasında dünya ekonomisinde yaşanan durgunluktan ve yakın coğrafyamızda cereyan eden iç karışıklıklardan büyük ölçüde etkilenerek, ciddi üretim ve ihracat kayıpları yaşamış olan Türk Çelik sektörü, 2016 yılının son aylarından itibaren dünya ekonomisinde kaydedilen olumlu gelişmelerin de etkisiyle üretim ve ihracat bakımından toparlanma sürecine girmiştir.

Yılın ilk beş ayına ilişkin verilere göre, Ülkemiz ihracat sıralamasında üçüncü sırada yer alan çelik sektöründe bu sürecin kalıcı olmasını mümkün kılacak tedbirlerin alınmasının, cari işlemler dengesine ve Türk ekonomisine yapmakta olduğu katkılar bakımından önem taşıdığı değerlendirilmektedir.

ABD ve AB başta olmak üzere, birçok ülke çelik sanayini koruyucu mahiyette tedbirler almaya devam ederken, spekülatif amaçlara hizmet ettiği anlaşılan bazı müteahhit kuruluşlarının piyasada inşaat demiri bulunmadığı ve döviz kurları ile inşaat demiri fiyatlarının uluslararası piyasadaki yükselişini hesaba katmadan, sadece yurt içi enflasyonu dikkate alarak, inşaat demiri fiyatların yüksek olduğu yönde yapmış olduğu açıklamalar sonrasında, Ekonomi Bakanlığının inşaat çeliği ithalatında gümrük vergisinin düşürüleceği yönündeki açıklamaları, sektör temsilcileri tarafından üzüntüyle karşılanırken, bazılarına da fırsat yaratmıştır.

Bu meyanda, piyasada oluşturulan bulanık havadan yararlanan bazı kesimler, 8 Haziran ve 12 Haziran tarihlerinde İtalya’dan 22.500 ton standart dışı, sertifikasız, paslı inşaat çeliklerini ithal ederek piyasaya sürme teşebbüsünde bulunmuşlardır.

Dünya inşaat çeliği ihracat sıralamasında ikinci sırada bulunan Türk çelik sektörünün iç piyasanın inşaat demiri talebini karşılayamaması gibi bir durum hiçbir şekilde söz konusu değildir. Halihazırda, piyasada inşaat çeliğine olan talep tamamen ve rahatlıkla yerli üretimle karşılanmaktadır.

Mesnetsiz iddialar esas alınarak, sektörü ve Türk ekonomisini zarara sokacak kalitesiz ürün girişi için müsait ortam yaratacak yaklaşımlardan kaçınılması hayati önem taşımaktadır.