Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Basın Bülteni Tarih: 06 Haziran 2017

ÇELİK ÜRETİMİ

Türkiye’nin ham çelik üretimi, 2017 yılının Ocak- Nisan döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre %12 artışla 11.81 milyon ton olarak gerçekleşti.

ÇELİK TÜKETİMİ

Yılın ilk dört ayında Nihai mamul çelik tüketimi geçen yılın aynı dönemine göre %10,65 oranında gerileyerek 10.28 milyon ton oldu.

Çelik tüketiminin azalmasında yatırımcı sektörlerin referandum sürecinde yatırımlarını ertelemelerinin etkili olduğu değerlendirilmektedir.

DIŞ TİCARET

İhracat

Yılın ilk dört ayında demir-çelik ihracatı, miktar itibariyle %22,8 artışla 6 milyon 886 bin ton, değer itibariyle %34,5 artışla 4 milyar 508 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Bu dönemde, iç piyasada demir çelik tüketimde gerileme yaşanırken, üreticiler dış piyasalardan gelen talepleri değerlendirerek, Ülkemiz için son derece önemli olan ihracata yönelmişlerdir

İthalat

Aynı dönemde ithalat miktar itibariyle %19,9 azalarak 5 milyon 178 bin ton, değer itibariyle ise %2,0 azalışla 3 milyar 658 bin dolar olarak gerçekleşti.

Tüketimdeki gerilemenin ithalat rakamlarına da yansıdığı ve bu durumun çelik dış ticaret dengesini olumlu yönde etkilediği görüldü.

Dış Ticaret Dengesi

Türkiye bu dönemde çelik mamullerinde 850 milyon dolar ticaret fazlası elde etti. Buna bağlı olarak ihracatın ithalatı karşılama oranı 2016 yılının Ocak-Nisan dönemindeki %90 seviyesinden, bu yılın ilk 4 ayında %123 seviyesine yükseldi.

DÜNYA ÇELİK ÜRETİMİ

Ocak-Nisan döneminde dünya çelik üretimi % 5,2 oranında artarak 550 milyon 841 bin ton olmuştur. Çin %4,6 artış ve 273 milyon 870 bin ton üretimle dünya çelik üretiminin % 49,7 sini teşkil etmektedir.

Dünya çelik üretiminde,ilk 10 ülke içerisinde Brezilya %14,4 ile en yüksek artış oranına ulaşmıştır. Türkiye Brezilyadan sonra %12,0 artış ve 11 milyon 806 ton üretimle 8. sırada yer almaktadır.

DEĞERLENDİRME

2012-2015 yılları arsında dünya ekonomisinde yaşanan durgunluktan ve yakın coğrafyamızda cereyan eden iç karışıklıklardan büyük ölçüde etkilenen sektör, ciddi üretim ve ihracat kayıpları yaşamıştır.

Her hangi bir Devlet Desteğinden faydalanamayan çelik sektörü, iç piyasada tüketimin gerilediği 2017 yılının ilk çeyreğinde, dünya ekonomisinin büyüme sürecine girmesinden de yararlanarak, dış piyasalardan gelen talepleri değerlendirmiş üretim ve ihracatta yeniden büyüme eğilimini yakalamıştır. Ülkemiz ihracat sıralamasında üçüncü sırada yer alan sektörde, bu olumlu sürecin kalıcı olmasının Türk ekonomisi bakımından önemli olduğu değerlendirilmektedir.

Ancak, Çin, Rusya ve Ukrayna’nın devlet destekli ve düşük kaliteli ürünlerinin baskısı devam etmektedir. ABD ve AB başta olmak üzere, birçok ülke yerli sanayiini koruyucu mahiyette tedbirler almaya devam ederken. Türk çelik sektörü, son zamanlarda özellikle Çin, Rusya ve Ukrayna’dan gelen dampingli ihracat baskılarına karşı, koruma tedbirlerinden yararlanamamaktadır.

Diğer taraftan, yetkililerin, hiçbir haklı gerekçeye dayanmayan, spekülatif amaçlara hizmet ettiği anlaşılan bazı müteahhit kuruluşlarının, piyasada inşaat demiri bulunmadığı ve döviz kurları ile inşaat demiri fiyatlarının uluslar arası piyasadaki artış oranlarını hesaba katmadan, sadece yurt içi enflasyonu dikkate alarak, fiyatların yüksek olduğu yöndeki açıklamaları esas alınarak, Ekonomi Bakanlığı’ndan yapılan “bazı tedbirler alınabileceği” yönündeki açıklamalar, üzüntü ile karşılanmıştır.

Çelik sektörünün, iç piyasanın taleplerini karşılayabilmek için, ihracat bağlantılarını askıya alarak iç piyasaya yönelmesi üzerine, Mayıs ayında ihracatın artış hızında % 40 civarında gerileme yaşanmış, ancak iddia edilenin aksine, yeterli inşaat demiri talebi olmamıştır. Yılın ikinci yarısından itibaren iç talepte canlanma beklenmektedir.