Basın Bülteni Mart 2026
ÇELİK ÜRETİMİ
2026 yılının Mart ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi, geçen yılın aynı ayına göre %6,4 artışla, 3,3 milyon tona yükseldi. Yılın ilk çeyreğinde ise üretim %5,3 oranında artışla, 9,7 milyon ton seviyesinde gerçekleşti.
ÇELİK TÜKETİMİ
Nihai mamul tüketimi 2026 yılının Mart ayında, 2025 yılının aynı ayına kıyasla baz etkisi sebebiyle, %20,9 artışla 3,2 milyon ton seviyesine ulaştı. Yılın ilk çeyreğinde nihai mamul tüketimi %8,9 artışla, 9,9 milyon tona yükseldi.
DIŞ TİCARET
İhracat
2026 yılının Mart ayında çelik ürünleri ihracatı, 2025 yılının aynı ayına göre, miktar yönünden %5 oranında artışla 1,5 milyon ton, değer yönünden ise %0,5 artışla, 1 milyar dolar oldu. Yılın ilk çeyreğinde çelik ürünleri ihracatı 2025 yılının aynı dönemine göre miktar yönünden %6,8 oranında azalışla 3,5 milyon ton, değer yönünden ise %9,4 azalışla, 2,3 milyar dolar oldu.
İthalat
2026 yılının Mart ayında çelik ürünleri ithalatı, 2025 yılının aynı ayına göre, miktar yönünden %38,2 oranında artışla, 1,6 milyon ton, değer yönünden ise %23,4 artışla, 1,1 milyar dolar oldu. Yılın ilk çeyreğinde çelik ürünleri ithalatı 2025 yılının aynı dönemine göre miktar yönünden %2,6 oranında artışla 4,3 milyon ton, değer yönünden ise %1,5 azalışla, 3,0 milyar dolar oldu.
Dış Ticaret Dengesi
2025 yılının ilk çeyreğinde %84,5 olan İhracatın ithalatı karşılama oranı, 2026 yılının ilk çeyreğinde, %77,8 seviyesine geriledi.
DÜNYA ÇELİK ÜRETİMİ
Dünya Çelik Derneği (worldsteel) tarafından açıklanan 2026 yılı Mart ayı verilerine göre, dünya ham çelik üretimi, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla, %4,2 azalışla 159,9 milyon ton, Ocak-Mart döneminde ise, bir önceki döneme kıyasla %2,3 azalışla 459,2 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılının ilk çeyreğinde, Çin’in ham çelik üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre, %4,6 azalış ile 247,5 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. İkinci sırada yer alan Hindistan’ın ham çelik üretimi, %10,8 artışla 44,7 milyon tona yükselirken, ABD’nin üretimi ise 5,7 artışla, 21 milyon ton seviyesine yükseldi.
DEĞERLENDİRME
Yılın ilk çeyreğinde Türkiye’nin ham çelik üretimi %5,3 oranında artışla, 9,7 milyon ton seviyesine yükseldi. Bununla birlikte, Mart ayında tüketimin ivme kazanmasının etkisi ile birlikte çelik tüketimi %8,9 artış göstererek, 9,9 milyon tona yükseldi. Yılın ilk aylarında gerileyen ihracat performansı, Mart ayı itibarıyla miktar yönünden %5 oranında artışla 1,5 milyon tona yükselerek toparlanma sinyalleri verse de, yılın ilk çeyreği itibariyle, çelik ürünleri ihracatı 2025 yılının aynı dönemine göre miktar yönünden %6,8 oranında azalışla 3,5 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Orta Doğu’daki gerilimler, küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirirken, özellikle Çinli üreticilerin maliyet baskısı nedeniyle siparişler konusunda daha ihtiyatlı davranmaları, Türkiye açısından yeni bir fırsat penceresi araladı. Coğrafi yakınlık ve kalite avantajı, Türk çeliğini Avrupa pazarında daha görünür hale getirirken, geçmişte benzer kriz dönemlerinde yaşanan talep kaymalarının yeniden gündeme gelebileceği gözlendi. Bununla birlikte, Hurda ve enerji fiyatlarındaki hızlı yükseliş ile navlun ve sigorta giderlerindeki artış, üretim maliyetlerini yukarı yönlü baskılarken, sektörün rekabet gücünü zorlayan temel unsurlar arasında öne çıktı. Küresel piyasalarda ton başına 400 dolar seviyesine yaklaşan hurda fiyatları, üreticilerin marjlarını daraltan önemli bir baskı unsuru haline geldi. Diğer taraftan, Avrupa Birliği tarafından kabul edilen ithalatı sınırlamaya yönelik yeni düzenlemeler, sektörün en önemli gündem maddelerinden biri olarak ön plana çıktı. Bu çerçevede, yaklaşık 450 milyon nüfusa sahip Avrupa Birliği’nin, Türkiye ile benzer seviyedeki düşük kapasite kullanım oranlarını gerekçe göstererek son derece sert tedbirler aldığı ve ithalat kotasını yaklaşık 18 milyon ton seviyesine indirdiği görülürken; AB’nin yaklaşık beşte biri düzeyinde nüfusa sahip olan ve kapasite kullanım oranı %61,6 seviyesinde bulunan ülkemize gerçekleştirilen 20 milyon ton civarında çelik ürünü ithalatı, Mart ayındaki %38’lik artışla sürdürülemez boyutlara ulaştı. Bu kapsamda, Çin’in ardından Hindistan ve Endonezya’nın, büyümelerini çelik sektöründeki gelişmeler üzerine inşa ettikleri; Birleşik Krallık’ın ise çelik sektörünü kritik sektör ilan ederek kota seviyelerini %60 oranında düşüreceğini açıkladığı, korumacılığın çelik sektöründe gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere hızla yayıldığı bu dönemde, Türkiye’nin de çelik sektörünü dampingli ithalata karşı daha aktif bir şekilde koruması hayati önem taşımaktadır.