Basın Bülteni Nisan 2026

ÇELİK ÜRETİMİ

2026 yılının Nisan ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi, geçen yılın aynı ayına göre %9,4 artışla, 3,3 milyon tona yükseldi. Ocak-Nisan döneminde ise üretim %6,3 oranında artışla, 13 milyon ton seviyesinde gerçekleşti.

ÇELİK TÜKETİMİ

Nihai mamul tüketimi 2026 yılının Nisan ayında, 2025 yılının aynı ayına kıyasla %12 artışla 3,3 milyon ton seviyesine yükseldi Yılın ilk dört ayında nihai mamul tüketimi %9,7 artışla, 13,2 milyon tona yükseldi.

DIŞ TİCARET

İhracat

2026 yılının Nisan ayında çelik ürünleri ihracatı, 2025 yılının aynı ayına göre, miktar yönünden %11,3 oranında artışla 1,3 milyon ton, değer yönünden ise %9,3 artışla, 885,5 milyon dolar oldu. Ocak-Nisan döneminde çelik ürünleri ihracatı 2025 yılının aynı dönemine göre miktar yönünden %3,3 oranında azalışla, 4,8 milyon ton, değer yönünden ise %5,5 azalışla, 3,2 milyar dolar oldu.

İthalat

2026 yılının Nisan ayında çelik ürünleri ithalatı, 2025 yılının aynı ayına göre, miktar yönünden %17,7 oranında artışla, 1,6 milyon ton, değer yönünden ise %7,8 artışla, 1,1 milyar dolar oldu. Ocak-Nisan döneminde çelik ürünleri ithalatı 2025 yılının aynı dönemine göre miktar yönünden %6,3 oranında artışla, 5,9 milyon ton, değer yönünden ise %0,9 artışla, 4,1 milyar dolar oldu.

Dış Ticaret Dengesi

2025 yılının Ocak-Nisan döneminde, %83,4 olan İhracatın ithalatı karşılama oranı, 2026 yılının aynı döneminde %78,1 seviyesine geriledi.

DÜNYA ÇELİK ÜRETİMİ

Dünya Çelik Derneği (worldsteel) tarafından açıklanan 2026 yılı Nisan ayı verilerine göre, dünya ham çelik üretimi, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla, %1,9 azalışla,153,4 milyon ton, Ocak-Nisan döneminde ise, bir önceki döneme kıyasla %2 azalışla 613,3 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Ocak-Nisan döneminde ise, Çin’in ham çelik üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre, %4,1 azalış ile 331,1 milyon ton seviye sinde gerçekleşti. İkinci sırada yer alan Hindistan’ın ham çelik üretimi, %9,4 artışla, 58,7 milyon tona yükselirken, ABD’nin üretimi %6,6 oranında artışla, 28,1 milyon tona yükseldi.

DEĞERLENDİRME

Türk çelik sektörü yılın ilk dört ayında ham çelik üretiminde, dünya ortalamasının üzerinde bir performans sergilemiştir. Ancak ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın enerji fiyatlarının artmasına sebep olan sonuçları ve SKDM uygulamasındaki belirsizlikler, sektörü olumsuz yönde etkilemiştir. Ham çelik üretimi geçen yılın aynı dönemine göre %6,3 artışla 13 milyon tona yükselirken, nihai mamul tüketimi %9,7 artışla 13,2 milyon ton seviyesinde gerçekleşmiştir. Buna karşılık dış ticaret verileri sektör açısından daha temkinli bir görünüme işaret etmektedir. İlk dört aylık dönemde çelik ürünleri ihracatı, miktar bazında %3,3 azalışla, 4,8 milyon tona gerilerken, ithalatın %6,3 artışla 5,9 milyon tona yükselmesi, ihracatın ithalatı karşılama oranının, %83,4 seviyesinden %78,1'e gerilemesine sebep olmuştur. 2026 yılının ilk dört ayında, SKDM uygulamaları nedeniyle, AB pazarındaki kayıplar derinleşmiş ve ihracat miktar bazında %16,3, değer bazında ise %17,5 oranında gerilemiştir. Özellikle yassı ürün ihracatındaki sert düşüşler, bu sonuçta etkili olmuştur. Buna karşılık Güney Amerika’ya yönelik ihracattaki %31’lik artış, toplam ihracattaki azalışa engel olamamıştır. Avrupa Birliği'nin çelik ithalatına yönelik koruma tedbirleri kapsamında attığı adımlar, Türk çelik sektörü üzerindeki olumsuz etkileri daha görünür hale getirmiştir. Türkiye'ye tanınması planlanan kotaların geçmiş dönemdeki oranların altında kalması ihtimali, Gümrük Birliği'nin ve STA’nın sunduğu imkanların giderek yok sayıldığına işaret ederken, AB pazarındaki rekabet koşullarını Türk üreticileri aleyhine daha da değiştiren bir gelişme olarak öne çıkmıştır. AB'nin "Made in Europe" yaklaşımı çerçevesinde kamu alımlarına erişim imkânı teorik olarak korunmuş olsa da, kota sınırlamaları nedeniyle Türk çelik ürünlerinin Avrupa pazarına girişinin önemli ölçüde kısıtlanması, bu uygulamanın pratikte anlamlı bir kazanım yaratmasını engellemektedir. Buna karşılık Avrupa menşeli üreticilerin Türkiye pazarına herhangi bir kota kısıtlaması olmadan erişebilmesi, rekabet dengesizliğini artıran bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır. AB ile yürütülen görüşmelerden önümüzdeki dönemde somut sonuç alınamaması halinde, çelik ürünleri ihracatımız üzerindeki baskının daha da artması beklenmektedir. Bu nedenle sektörün, hem AB kaynaklı kısıtlamalara, hem de üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen yoğun ithalata karşı korunması amacıyla, ABD ve AB başta olmak üzere, birçok çelik üreticisi ülkede uygulanan ticaret politikası önlemlerine benzer tedbirlerin süratle gündeme alınması önem taşımaktadır.

Yazar

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği