Basın Bülteni Temmuz 2026
ÇELİK ÜRETİMİ
2026 yılının Temmuz ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi, geçen yılın aynı ayına göre %7 artışla, 3,4 milyon tona yükseldi. Ocak-Temmuz döneminde ise üretim %7,9 oranında artışla, 23,2 milyon ton seviyesinde gerçekleşti.
ÇELİK TÜKETİMİ
Nihai mamul tüketimi 2026 yılının Temmuz ayında, 2025 yılının aynı ayına kıyasla %5,1 azalışla, 3,5 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Ocak-Temmuz döneminde nihai mamul tüketimi %4,7 artışla, 23,3 milyon tona yükseldi.
DIŞ TİCARET
İ#### İhracat 2026 yılının Temmuz ayında çelik ürünleri ihracatı, 2025 yılının aynı ayına göre, miktar yönünden %2,9 oranında artışla 1,2 milyon ton, değer yönünden ise %4,4 artışla, 827,3 milyon dolar oldu. Ocak-Temmuz döneminde çelik ürünleri ihracatı 2025 yılının aynı dönemine göre miktar yönünden %2,4 oranında artışla, 9 milyon ton, değer yönünden ise %1,6 artışla, 6,1 milyar dolar oldu.
İthalat
2026 yılının Temmuz ayında çelik ürünleri ithalatı, 2025 yılının aynı ayına göre, miktar yönünden %19,7 oranında azalışla 1,5 milyon ton, değer yönünden ise %17,6 azalışla, 1,1 milyar dolar oldu. Ocak-Temmuz döneminde çelik ürünleri ithalatı 2025 yılının aynı dönemine göre miktar yönünden %3 oranında azalışla, 10,7 milyon ton, değer yönünden ise %4,9 azalışla, 7,4 milyar dolar oldu.
Dış Ticaret Dengesi
2025 yılının Ocak-Temmuz döneminde, %76,9 olan İhracatın ithalatı karşılama oranı, 2026 yılının aynı döneminde %82,1 seviyesine yükseldi.
DÜNYA ÇELİK ÜRETİMİ
Dünya Çelik Derneği (worldsteel) tarafından açıklanan 2026 yılı Temmuz ayı verilerine göre, dünya ham çelik üretimi, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla, %0,3 azalışla 149,2 milyon ton, Ocak-Temmuz döneminde ise, bir önceki döneme kıyasla %0,6 azalışla 1,1 milyar ton seviyesinde gerçekleşti. Ocak-Temmuz döneminde Çin’in ham çelik üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre, %3,1 azalış ile 577 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. İkinci sırada yer alan Hindistan’ın ham çelik üretimi, %6,1 artışla, 101,1 milyon tona yükselirken, ABD’nin üretimi %6 oranında artışla, 50,2 milyon tona yükseldi.
DEĞERLENDİRME
2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde Türkiye’nin ham çelik üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre %7,9 oranında artış göstererek 23,2 milyon ton seviyesine yükseldi. Üretimde kaydedilen bu artış, sektörün yılın ilk yedi ayında üretim performansını güçlendirdiğini gösterdi. Söz konusu dönemde çelik ürünleri ihracatı da miktar bazında %2,4 oranında artışla, 9 milyon ton, değer bazında %1,6 artışla 6,1 milyar dolar seviyesine yükseldi. Ancak AB’ye yapılan ihracatın, SKDM uygulamalarının da etkisi ile %22,5 oranında azalarak 2,8 milyon tona düşmesi, Türkiye’nin geleneksel ve en önemli ihracat pazarlarından biri olan AB pazarındaki ihracat performansının zayıfladığını ortaya koydu. Güney Amerika’ya yapılan ihracatın ise %85 artışla 762 bin tona yükselmesi, toplam çelik ürünleri ihracatındaki artışı destekledi. İhracat miktarındaki artış, değer artışının üzerinde gerçekleşti. İthalat ise yılın ilk yedi ayında miktar bazında %3 azalışla 10,7 milyon tona, değer bazında ise %4,9 azalışla 7,4 milyar dolara geriledi. Böylece gerek ihracat ve gerekse ithalatta, çelik fiyatlarının gerilediği gözlendi. İthalattaki gerileme, ihracattaki artışla birlikte değerlendirildiğinde, dış ticaret dengesi açısından olumlu bir görünüm oluşturduğu görüldü. İhracatın ithalatı karşılama oranı da 2025 yılının Ocak-Temmuz dönemindeki %76,9 seviyesinden, 2026 yılının aynı döneminde %82,1 seviyesine yükseldi. Tüm bu gelişmeler, AB’ye yönelik ihracatımızda yaklaşık 4 milyon ton daralmaya yol açacağı değerlendirilen kota uygulamasının olumsuz sonuçlarını henüz tam olarak yansıtmıyor. Önümüzdeki aylarda AB’ye yönelik ihracatımızdaki daralmanın hız kazanması bekleniyor. Diğer taraftan, Çin menşeli çelik ürünleri ithalatının, Türkiye pazarındaki varlığının artmaya devam ettiği ve 2026 yılının ilk yedi aylık döneminde, Çin’den gerçekleştirilen çelik ithalatının yaklaşık 2,5 milyon tona ulaştığı görülüyor. Bu kapsamda, başta AB, ABD, Meksika ve Kanada olmak üzere çeşitli ülkelerde uygulanan koruma tedbiri uygulamalarının Türkiye’de de hayata geçirilmesinin, iç piyasada öngörülebilirliğin ve adil rekabet koşullarının güçlendirilerek, kapasite kullanım oranlarının artırılmasının, yerli üretimin desteklenmesine, ekonomik büyümeye ve istihdama önemli katkı sağlayacağı değerlendiriliyor.