2012 İçin Tedbir Şart Tarih: 24 Kasım 2016

Ekim ayında, sanayi üretimi geçen yılın aynı ayına kıyasla, % 7.3 oranında artış gösterdi.  Böylece, sanayi üretimi kesintisiz bir şekilde 23 ay yükselme eğilimini sürdürmüş oldu. Yılın ilk 10 aylık döneminde ise, sanayi üretimindeki artış % 9.4 olarak gerçekleşti. Söz konusu artışta, toplam üretimde en büyük paya sahip olan imalat sanayiinin performansı etkili oldu.

Çelik sektörümüzün Ekim ayındaki üretim artışı % 12.3 olarak gerçekleşti ve üretim 3.08 milyon ton seviyesine yükseldi. Türk çelik sektörü Eylül ayı üretiminde olduğu gibi, Ekim ayı üretimi ile de, dünya çelik üretiminde, iki kademe birden yükselerek 8. Sırada yer aldı. Ocak-Ekim dönemindeki üretim artışı ise % 18.1 oldu. Her ne kadar söz konusu artış oranları ümit veriyor ise de, bu durumun başta Avrupa Birliği olmak üzere, gelişmiş ülkelerdeki kriz eğilimlerini ve bunun gelişmekte olan ülkeler üzerinde yaratacağı olumsuz etkileri, henüz tam olarak yansıtmadığı değerlendiriliyor.

5-6 Aralık 2011 tarihlerinde Paris’te gerçekleştirilen 71. OECD Çelik Komitesi Toplantısı’nda, kriz şartlarının, 2009 yılındaki kadar ağır olmasa da, çok ciddi daraltıcı tesirlerinin olacağı ve dünya çelik sektöründeki büyüme hızını yavaşlatacağı konusunda görüş birliği oluşmuş bulunuyor.

OECD Çelik Komitesi Başkanı Risaburo Nezu tarafından yapılan değerlendirmede,

·         2011 yılının Mayıs ayından bu yana, Euro bölgesindeki ve ABD’deki finansal ve mali problemlerin etkisiyle,  gelişmiş ekonomilerde bozulmanın devam ettiği,

·         Bu durumun, gelişmekte olan ekonomilerdeki yavaş toparlanmayı daha da zayıflatabileceği,

·         Mevcut belirsizliklerin ve bozulmanın, yatırım kararlarının ertelenmesi sonucunu doğurarak iş ve tüketici güveninin zayıflamasına da neden olabileceği

ifade edilmiş bulunuyor.

Global ekonomideki yavaşlamaya paralel olarak, talepte yaşanacak durgunluğun, çelik sektörümüzün performansını olumsuz yönde etkileyeceği ve uluslar arası piyasalardaki pozisyonunu koruyabilmek için, daha keskin rekabet koşullarında mücadele etmek zorunda kalacağı değerlendiriliyor. Bu nedenle, şimdiye kadar geciktirilen sektörün rekabet gücünü arttırmaya yönelik tedbirlerin, daha fazla gecikmeksizin uygulamaya aktarılmasına ihtiyaç duyuluyor.

Diğer taraftan, sektör kuruluşlarımızın Kasım ayında kalite ve rekabet gücü konularında elde ettikleri ödüller, Türk çelik sektörünün gösterdiği yüksek performansın tesadüfi olmadığını, sağlam temellere dayandığını ve süreklilik arz ettiğini net bir şekilde ortaya koymuş bulunuyor. Bu vesile ile, üretim süreçlerinden AR-GE’ye, inovasyondan insan kaynaklarına kadar birçok kriterde başarı sağlayarak Sektörel Dernekler Federasyonu’ndan  “Rekabet Gücü Özel Ödülü”nü kazanan İÇDAŞ’ı ve Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı’ndan “Mükemmellikte Yetkinlik 3 Yıldız” belgesini alan Kardemir’i, içtenlikle tebrik ediyoruz.