Demir Çelik Sektörü Değerlendirmesi – Şubat 2013 Tarih: 24 Kasım 2016

Türkiye, 2012 yılında gerçekleştirdiği 35.9 milyon tonluk ham çelik üretimi ile, 2011 yılına kıyasla, 2 sıra birden yükselerek, yılı dünyanın en fazla ham çelik üreten 8’inci ülkesi olarak tamamlamıştır. Türk çelik sektörü, 2011 yılındaki % 17 oranındaki üretim artışının ardından, ciddi bir yavaşlama gözlenmiş olmasına rağmen, 2012 yılında da % 5.2 oranındaki üretim artışı ile, en büyük 10 çelik üreticisi arasında üretimini en hızlı arttıran ülke konumunu elde etmiştir. 2012 yılında, üretim artışındaki keskin yavaşlamaya rağmen, Türkiye’nin elde ettiği performans, % 1.2 seviyesinde gerçekleşen dünya ortalamasından da 4.5 misli daha yüksek bir seviyeyi ifade etmektedir. AB’deki talep daralması yanında, Orta Doğu ve Körfez ülkelerindeki karışıklıklar ve Uzak Doğu’daki yavaşlama gibi konjonktürel etkenlerin ihracatı sınırlandırması yanında, tüketimdeki artış hızının yavaşlaması da özellikle 2012 yılının ikinci yarısından itibaren üretimi daha fazla olumsuz yönde etkilemeye başlamıştır. Özellikle yassı ürünlerde yüksek kapasiteye rağmen, üretimin gerilemiş olması ve kapasite kullanım oranlarının % 56 seviyesinde kalması, piyasalardaki olumsuzlukları gözler önüne sermektedir.

Ekim ve Aralık aylarında negatif gelişme gösteren sektörün ham çelik üretiminin, ilk verilere göre Ocak ayında da gerilemeye devam etmesi, sektörün geleceğine ilişkin endişeleri arttırmaktadır. 2012 yılının Aralık ayında, bir önceki yılın Aralık ayına kıyasla, % 8.6 ile başlayan ve 2013 yılının Ocak ayında da % 8.8 ile devam eden ham çelik üretimindeki gerileme eğilimi, başta AB bölgesi olmak üzere, global çelik piyasalarındaki daralmayı ve giderek ağırlaşan rekabet şartlarını ortaya koymaktadır. Aralık ve Ocak aylarındaki ihracatımızı da olumsuz yönde etkileyen bu durum,  sektörün uluslar arası piyasadaki rekabet gücünün arttırılmasını mümkün kılacak tedbirlerin daha fazla geciktirilmemesi gerektiğini göstermesi açısından önem taşımaktadır.

2011 yılında % 14.2 oranında yükselen Türkiye’nin çelik tüketimindeki artış oranı da, üretime paralel olarak, 2012 yılında % 5.6 seviyesine kadar gerilemiştir. Tüketimdeki yavaşlamada, % 3.1 oranında yükselen yassı ürünlerin tüketimindeki durgunluğun, önemli bir etkisi bulunmaktadır.

2012 yılında 17.15 milyar dolar tutarındaki ihracatı ile, Türkiye’nin toplam ihracatının % 11.3 oranındaki kısmını gerçekleştiren çelik sektörünün ihracatının ithalatı karşılama oranı % 141’den % 153 seviyesine yükselmiştir. 2012 yılında, 6.9 milyon tonluk yassı ürün kapasitesi kullanılamadığı ve kapasite kullanım oranının % 56 seviyesinde kaldığı halde, 6.4 milyon ton yassı ürün ithalatı yapılmış olması, ithalatın bu kadar kolay bir şekilde yapılabiliyor olması bakımından, sektördeki yatırımların geleceği konusunda endişe yaratmaktadır.

Ocak ayında değer açısından % 4.4 oranında gerileyen demir çelik ürünleri ihracatının, geçici verilere göre Şubat ayının ilk yarısında da gerileme eğilimini sürdürmesi, iç talepteki yavaşlama sonrasında, ihraç satışları konusunda da negatif sinyallerin alınmaya başlandığını ortaya koymaktadır. Bunların yanında, Mısır, Fas ve BAE gibi ülkeler tarafından, Türkiye’den yapılan ithalatı durdurmaya veya azaltmaya yönelik olarak atılan adımlarda da artış gözlenmektedir.

Artan korumacılığın, 2013 yılında sektörün ihracatı üzerinde ciddi bir sınırlandırıcı etki yaratabileceği ve bu açıdan 2013 yılında, çevre katkı payı ve elektrik enerjisi fiyatları üzerindeki fon ve kesintilerin kaldırılması başta olmak üzere, Türkiye Demir Çelik ve Demirdışı Metaller Strateji Belgesi’nde tanımlanmış bulunan tedbirlerin süratle uygulamaya aktarılması ve sektörün yüksek katma değerli ürün üretimine yönelik yatırımlarının, devlet yardımları ile desteklenerek hızlandırılmasının önemi daha da artmıştır.