EUROFER’in Basın Açıklaması “EUROFER, AB Emisyon Ticaret Sistemine ilişkin olarak Avrupa Adalet Divanı’na Başvurdu” Tarih: 24 Kasım 2016

Avrupa Demir Çelik Endüstrileri Konfederasyonu (EUROFER), 21 Temmuz 2011 tarihinde, AB Komisyonu’nun, 27 Nisan 2011 tarihli AB Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kapsamında emisyon izinlerinin dağıtımına ilişkin kararının iptaline yönelik olarak, Avrupa Adalet Divanı’nda hukuki süreci başlattı.

ETS Direktifi’nin 10.Madde (a) fıkrası, emisyonlar ile üretim ve istihdamın, düşük çevresel performansa sahip AB ülkeleri dışına kaymamasına karşı, Avrupa Birliği’ni (AB) korumayı hedeflemektedir. Sözkonusu Direktif, Komisyon’un, sektörde en verimli çalışan tesislerin ilk % 10’luk diliminin ortalama performanslarını, ‘en iyi değer’ (benchmark) olarak belirlemesini zorunlu kılmaktadır. Çelik sektörü gibi karbon kaçağı riski olan sektörlerde, ‘sıcak metal’ için belirlenen ‘benchmark’ seviyesini yerine getiren en iyi kuruluşlar, emisyon izinlerinin tamamını ücretsiz alabileceklerdir.   

Diğer taraftan, çelik endüstrisi için uygun olan ‘benchmark’ seviyesini belirlemeye yönelik verilerin EUROFER tarafından Komisyon’a iletilmesine rağmen, sıcak metal için ‘benchmark değeri’, teknik olarak gerçekleştirilmesi mümkün olmayan bir seviyede Komisyon’un kararı ile belirlenmiştir.  EUROFER Genel Direktörü Gordon Moffat, ETS Direktifi’nin tamamen ihlali anlamına gelen bu uygulama ile,  çelik sektörünün daha az izin alacağının altını çizerek, dünyanın hiçbir yerinde bu seviyede faaliyet gösterebilecek bir çelik tesisinin bulunmadığını söylemiştir. 

Ücretsiz izinler için, elektrik üretiminin dahil edilmediği yönünde Direktifi yanlış yorumlayan Komisyon, sıcak metal için ‘benchmark’ seviyesi belirlenirken, üretim prosesinden kaynaklanan ve elektrik üretimi için geri kazanımı yapılan atık gazlardaki karbonun bir bölümünü çıkararak, benchmark değerini % 10 oranında düşük hesaplamıştır. Bu arada, ETS Direktifi’nin 10.Maddesinin (a) fıkrasında, atık gazlardan geri kazanımı yapılan elektrik için ücretsiz izin verileceği hususu net bir şekilde açıklanmıştır. Sonuç itibariyle, sıcak metal için ‘benchmark’ hesaplanırken, karbondioksidin çıkarılmasının hiçbir yasal zemini bulunmamaktadır.

Komisyon’un Direktifi doğru uygulamaması, AB Çelik Endüstrisi’nin, 2013-2020 yılları arası 3.faz döneminde, 20 milyon ton daha az izin alması sonucunu doğuracaktır. 2013-2020 yılları arası, 30 € seviyesindeki tahmini karbon fiyatları ile, yılda, 600 milyon € civarındaki ilave maliyetler, 3.faz döneminde, yaklaşık 5 milyar € tutarında olacaktır. 2020 yılından sonra ise, yasa dışı ek maliyetlerde ciddi miktarda artış beklenmektedir.     

Adalet Divanı’nın 1 yıl içerisinde EUROFER’in başvurusunu çabuk karara bağlamaması halinde, hukuki süreç, 2.5 yıla kadar uzayabilecektir.

EUROFER;

  • Komisyon kararının iptal edilmesi,
  • ETS Direktifi’nin 3. fazına ilişkin maddelerin ve Komisyon kararının, 1 Ocak 2013 tarihi itibariyle, yürürlüğe konulacak olması sebebiyle, başvurusunun 1 yıl içerisinde, çabuk karara bağlanması,
  • Yargı sürecinde, Komisyon kararının askıya alınması yönünde başvuruda bulunmuştur.  

Çelik üretim prosesinde (FeO+C=Fe+CO&CO2), sıcak metalin oluşması için, demir cevherinin (Fe0)  atık gazlardan indirgenmesi, yani oksijenin alınarak, (CO, CO2 ve hidrojen karışımı) atık gazların açığa çıkması gereklidir. Atık gazlar, ısı, buhar ve elektrik üretilmek suretiyle geri kazanılmaktadır. 

Atık gazlardan ürettiği elektrik tüm ihtiyacını karşılayamadığından, her yıl 10 milyon MW saat elektrik satın almak zorunda kalan AB Çelik Endüstrisi’nin ilave maliyetleri; ETS’den dolayı, 2013 yılı itibariyle, ciddi miktarda artacaktır.

AB Çelik Endüstrisi, CO2 emisyonlarını; 1970’lerden bu yana, % 50 civarında düşürmüş,  1990-2005 yılları arasında da, üretimini düşürmeden, % 20’nin üzerinde azaltmıştır. Mevcut teknolojilerle, karbondioksit emisyonlarında daha fazla düşüş sağlanması mümkün görünmediğinden, AB Çelik Endüstrisi, yeni teknolojilerin geliştirilmesine yönelik yatırım yapmaktadır.