Global Kriz Şartlarına Rağmen, Çelik Sektörümüzün Ekonomiye Katkısı Artıyor Tarih: 24 November 2016

0 Paylaşımlar

Yılın son çeyreğine, ham çelik üretiminde % 8.4, çelik ihracatında ise miktar yönünden % 10.2 oranında artış ile girmiş bulunuyoruz. Geçtiğimiz yıl ekonomik büyümenin iki misli büyüyen çelik sektörü, büyümeye olan yüksek oranlı katkısını, bu yıl da sürdürüyor. Demir çelik sektörümüz, ekonomiyi oluşturan temel sektörlerden, inşaat, otomotiv, beyaz eşya ve makine gibi sanayi kollarına girdi veren ve sözkonusu sektörlerin sağlıklı gelişimine destek sağlayan konumu ile, stratejik bir önem taşıyor. 2011 yılında 34.1 milyon tonluk ham çelik üretimi ile, 2010 yılındaki seviyesine kıyasla, ihracatını  % 25.2 oranında arttırarak, 16.6 milyar dolar ihracat gerçekleştiren sektörümüz, bir taraftan 23.6 milyon tondan, 26.9 milyon tona yükselen Türkiye’nin çelik tüketimindeki artışı karşılamaya devam ederken, diğer taraftan da daralan global piyasalara rağmen, önemli miktarda çelik ihraç etmeyi başarmış bulunuyor. 2012 yılında, iç piyasadaki tüketim artışını karşılamayı sürdüren çelik sektörümüz, ihracatını arttırmaya da devam ediyor. Yalnızca demir çelik ürünleri dış ticaret rakamları göz önünde bulundurulduğunda, 2011 yılında bir önceki yıla kıyasla % 133’ten % 141’e yükselen ihracatın ithalatı karşılama oranının, 2012 yılının ilk 9 aylık döneminde, geçen yılın aynı dönemindeki % 135’ten % 155’e ulaştığı gözleniyor. Bu durum, demir çelik ürünleri ihracatı artarken, ithalatının azalma eğilimi içerisinde olduğu tesbitini teyid ediyor.

Demir çelik sektörümüz, 2011 yılında üretimini gerçekleştirebilmek için, 13.4 milyar doları girdi ve 1.5 milyar doları ara mamul olmak üzere, 14.9 milyar dolar tutarında ithalat yapmış bulunuyor. Ancak ithal edilen sözkonusu girdi ve ara mamuller kullanılarak gerçekleştirilen üretimden yapılan ihracatla, sektörümüzün, 2011 yılında 1.74 milyar dolar ve 2012 yılının Ocak-Eylül döneminde 1.53 milyar dolar net ihracat gerçekleştirdiği hesaplanıyor. Bunlara ilave olarak, sektörümüzün 2011 yılında 16.5 milyar dolar ve 2012 yılının ilk 9 aylık döneminde, 12.6 milyar dolar tutarındaki ürünü de iç piyasanın tüketimine sunmasıyla sağlanan ithal ikamesi sayesinde, sektörün Türkiye ekonomisine net katkısının 2011 yılında 18.2 milyar dolara, bu yılın Ocak-Eylül döneminde ise, 14.1 milyar dolara çıktığı görülüyor. Dünya Çelik Derneği (worldsteel) tarafından hesaplanan otomotiv, makine ve beyaz eşya gibi çelik tüketicisi sektörlerin ihracatı içerisindeki dolaylı çelik ürünleri ihracatı da dikkate alındığında, aynı dönemlerde sektörün ekonomiye net katkısı sırasıyla 23.3 ve 18.2 milyar dolara ulaşıyor. Sözkonusu veriler, zaman zaman basında yer alan, çelik sektörünün düşük katma değer yarattığına ilişkin iddiaların gerçekleri yansıtmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

Son zamanlarda yüksek hammadde ithalatı nedeniyle sıkça eleştirilen demir çelik sektörümüz, hurda ihtiyacının % 30 ve demir cevheri ihtiyacının % 35-40 civarındaki bölümünü iç piyasadan karşılıyor. Sektör, iç piyasadaki girdiyi azami ölçüde değerlendirdikten sonra, kalan zorunlu ihtiyaçlarını ithal ediyor. Çelik sektörümüzün, hammaddede dışa bağımlı olmasına rağmen, yurtiçinde yaratılan katma değerin küçümsenmemesi ve göz ardı edilmemesi gerekiyor. Esasen hammaddelerde yüksek oranda dışa bağımlı bulunmasına rağmen, son yıllarda dünyanın en iyi performansını gösteren ülkeleri arasında üst sıralarda yer alması ve gösterdiği üstün başarıların rakip ülkelerdeki üreticiler tarafından hayranlıkla takip edilmesi de, sektörün doğru yolda olduğunu ortaya koyuyor.

Ülkemizde demir çelik üretimi gerçekleştirmekte olan elektrik ark ocaklı tesislerde, yerli katkı payı % 40 civarında seyrederken, entegre tesislerde bu oranın % 50’ye kadar çıktığı görülüyor. Doğal kaynaklar açısından zengin olmayan ve cari dengede kronik bir şekilde açık veren ülkemizin, 2023 yılı itibariyle öngörülen büyüme hedeflerine ulaşabilmek için, ithal girdiye dayalı da olsa, çelik sanayiini büyütmekten ve mümkün olan her alanda yurtiçinde katma değer ve istihdam yaratmaktan başka bir seçeneği bulunmuyor. Burada ithal edilen girdinin, aksi takdirde ithalat yolu ile karşılanacak olan nihai ürünü ikâme ettiği hususunun göz ardı edilmemesi gerekiyor. Türk demir çelik sektörü, sürdürdüğü üretim faaliyetleri ile, 50.000 civarında seyreden doğrudan istihdam yanında, hurda toplayıcılarından, madencilere, nakliyecisinden enerji üreten firmalarına kadar, ekonominin oldukça geniş bir yelpazesindeki alanlarda 200.000’in üzerinde dolaylı istihdam yaratarak, ekonomiye çok yönlü katkı sağlıyor.

Ayrıca, inşaat, otomotiv, beyaz eşya, makine gibi çelik kullanıcısı sektörlerin gelişmelerini sürdürmelerinin ve özellikle 2023 yılı için belirlenen ihracat hedeflerine ulaşabilmelerinin, istikrarlı bir girdi temini ile mümkün olabileceği hususunun göz ardı edilmemesi gerekiyor. Bu yönüyle çelik sektörümüz, yurtiçindeki çelik tüketicisi sektörleri mümkün olan en üst seviyede destekleyebilmek için, yatırımlarını ve ürün çeşitliliğini her geçen gün arttırmaya devam ediyor. Sektörümüz, devletten hiçbir destek almadığı halde, gerçekleştirdiği milyarlarca dolar tutarındaki yatırımları ile, son 20 yılın en önemli sorunu olarak görülen yassı-uzun ürün üretim-tüketim dengesizliğini gidermiş bulunuyor. Bu yönüyle sektör kuruluşları, çelik tüketicisi sektörlerin en azından çelik girdisini sürdürülebilir bir temelde tedarik etmelerini sağlamak için, yoğun bir çaba sarfediyor ve üzerlerine düşen görevi fazlasıyla yerine getirme gayreti içerisinde faaliyetlerini sürdürüyor.

Bu arada, Türkiye’de güçlü bir demir çelik sektörünün varlığının, iç piyasadan ve uluslar arası piyasalardan rekabetçi fiyatlarla girdilerini temin edebilmelerine de imkân sağladığı hususunun unutulmaması gerekiyor. Makine ve otomotiv gibi çelik tüketen sektörlerin, büyümeleri ve 2023 ihracat hedeflerine ulaşabilmelerinde, güçlü bir çelik endüstrisinin varlığının önemli bir destek olacağı değerlendiriliyor. Türk çelik sektörü, 2000’li yıllardaki üstün performansı ile, Türkiye’nin iddialı büyüme hedeflerine verdiği desteği, önümüzdeki yıllarda da sürdürme kararlılığı içinde bulunuyor.

Twitter
LinkedIn