İsdemir Grevinde Yalnızca Taraflar Değil Türk Ekonomisi De Kaybetti Tarih: 24 Kasım 2016

2013 yılının Ocak ayına, % 8.8 oranındaki üretim düşüşü ile başlayan çelik sektörümüzdeki negatif büyüme oranı, sonraki aylarda kademeli bir şekilde iyileşerek, Ocak-Haziran döneminde % 2.9 seviyesine kadar geriledi. Temmuz ayında, İsdemir’deki grevin üretimi durdurması sonucunda, sektörün toplam ham çelik üretimi, geçen yılın Temmuz ayına kıyasla % 10.1 gibi keskin bir oranda düşüş gösterdi.  Temmuz ayındaki yüksek oranlı üretim düşüşü, Ocak-Temmuz döneminde, Türkiye’nin toplam ham çelik üretimindeki düşüşün yeniden derinleşerek, % 2.9’dan % 4’e yükselmesine neden oldu. İsdemir’deki grevin yaşanmaması ve üretimin normal bir şekilde devam etmesi halinde, Ocak-Temmuz döneminde üretimdeki gerileme % 2.9 seviyesinde kalacaktı. İsdemir’deki grevin ham çelik üretiminde yaşattığı kaybın 500.000 ton seviyesinin de üzerine çıkabileceği tahmin ediliyor.

Temmuz ayında Türkiye’nin ham çelik üretiminde yaşanan grev kaynaklı % 10.1 oranındaki düşüş, Türkiye’yi dünyanın en büyük 15 çelik üreticisi arasında üretimi en hızlı düşen ülke konumuna getirdi. Son yıllarda, dünyanın en büyük 8. çelik üreticisi olarak konumunu güçlendiren çelik sektörümüz, Temmuz ayındaki sözkonusu keskin üretim düşüşü nedeniyle, Brezilya ve Ukrayna’nın gerisine düşerek 10. sıraya geriledi. Türkiye her ne kadar Ocak-Temmuz döneminde, büyük üreticiler listesinde 8. sıradaki yerini korudu ise de, Ocak-Haziran dönemine göre konumu önemli ölçüde zayıfladı.

Grevin bayram öncesi olan Ağustos ayının ilk haftasında sona ermiş bulunmasına rağmen, bazı tesislerin faaliyete geçirilmesinde yaşanan sıkıntıların, olumsuz yansımalarının, Temmuz ayından sonra da devam etmesi nedeniyle, Ağustos ayı performansını da olumsuz yönde etkilemesi bekleniyor. Esasen, grev ve doğurduğu sonuçlar, ilgili tüm taraflar için bir ikaz anlamı taşıyor. Anlaşmazlık olarak ileri sürülen önce % 78 ve daha sonra % 51 oranındaki zam talepleri, makûl ve mantıklı bulunmuyor. Türkiye’nin 1980 öncesi dönemde, geçinme endekslerinden, kuruluşların performanslarından ve ekonominin şartlarından kopuk talepler gerekçe gösterilerek yapılan grevler nedeniyle yaşadığı sıkıntılar, unutulmuş gibi görünüyor.

İsdemir ve MMK Metalurji tesislerinde yaşanan grevin yarattığı üretim düşüşü sonucunda piyasada oluşan arz yetersizliği nedeniyle yassı mamul fiyatlarında gözlenen dalgalanmalar, ticaret dengesini de olumsuz yönde etkilemiş bulunuyor.

Dünya çelik sektöründe de ciddi sıkıntıların yaşandığı, üretici kuruluşların, tesislerini kapatarak veya istihdamını azaltarak bu zorlu dönemi atlatma gayreti içerisinde bulunduğu bir süreçte, ayakta kalma ve bu dönemi istihdamını azaltmadan atlatma mücadelesi veren kuruluşlarımızı, daha da sıkıntıya sokmak ve rekabette zorlanacakları bir noktaya sürüklemek, hiç kimsenin menfaatine bulunmuyor.

Bu tür grevlerin, sadece ilgili tesisleri ve bu tesislerde çalışan kişileri değil, arz zincirindeki sanayi kuruluşlarını etkileyen olumsuz sonuçları, çarpan katsayısı ile ekonomiye olumsuz yansıyan bir mahiyet arzediyor. Bu açıdan, grevin sona ermesini memnuniyetle karşılıyor, yalnızca çelik sektörünü değil, Türk ekonomisini de olumsuz yönde etkileyen bu tür grevlerin bir daha yaşanmamasını diliyoruz.