Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Nihayet Kaldırıldı Tarih: 24 Kasım 2016

1988 yılından bu yana uygulanmakta olan ve aradan geçen süre içerisinde, alınan kararlarla uygulaması farklılaştırılan,  devlete herhangi bir gelir kazandırmadığı halde, dış ticareti çarpıtan, ithal girdi ile çalışan sektörlerin maliyetlerini arttıran, sanayi kuruluşlarının rekabet güçlerini düşüren, bürokrasiyi arttıran Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) uygulaması, nihayet 10 Nisan 2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlükten kaldırıldı. Türk çelik sektörü olarak, Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu’nun, 72 ve 73. fasıllarda yer alan demir çelik ve demir çelikten eşya ürünlerinde kaldırılmış olmasını, memnuniyetle karşıladık.

30 yıla yakın bir süre kullanıldıktan sonra kaldırılan KKDF, gerçekleştirilecek kredili ithalatın Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında yapılmaması halinde, girdi maliyetlerini yüzde 6 civarında arttıran bir mahiyet taşıyordu. Bu durumda sanayici yüzde 6 maliyet artışından kurtulmak için, Dahilde İşleme Rejimi bürokrasisine girerek, işi ciddi ölçüde yavaşlatan bir sürecin tarafı olmayı tercih edebiliyordu. Bunun içerisinde ikincil işlem görmüş ürünlerin ve onlar için ödenecek vergilerin hesaplanması gibi, süreci yavaşlatan pek çok ilave unsur ortaya çıkıyordu. Ya da sanayiciler, yüzde 6 maliyet artışına neden olacak KKDF’li ithalat yerine, ciddi finansman sorunları ile baş başa kalmayı göze alarak, kredisiz ithalat yapma alternatiflerine yönelmek durumunda kalıyordu.

Kredi ile ithalat yapanların çoğunun yüzde 6 oranındaki ilave maliyet nedeniyle Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ithalatı tercih etmesi nedeniyle, devlete de herhangi bir sağlamayan bu kalem, bir tarafta sanayide maliyetleri gereksiz yere arttırır iken, diğer taraftan da DİR kapsamında gerçekleştirilen ithalatın suni bir şekilde artmasına yol açıyordu. Devlete ciddi bir gelir getirmeyen ve DİR’in gerçek performansını ölçmeyi zorlaştıran  bu uygulamanın, kredili ithalatın artmasını önlemek gibi gerekçelerle sürdürülmesi, reel sektörün kendi iç dengelerini kuramayacağı gibi serbest piyasa mekanizması ile bağdaşmayan mesnetsiz bir öngörüyü de içeriyordu.

Maliye Bakanlığımızın sonunda bu durumu görerek, bu uygulamaya son vermiş olmasının, çelik sektörümüz açısından, işlerin kendi akışı içerisinde yürümesi, Dahilde İşleme Rejimi uygulamasının getirilerinin reel anlamda ölçülebilmesi, bürokrasinin azaltılması, devlete gelir sağlamayan ancak maliyetleri arttıran bir unsurun ortadan kaldırılarak, sektörün rekabet gücüne katkı sağlanması açılarından çok yönlü faydalar sağlayacağına inanıyoruz. Bu yükün kaldırılmış olmasının, diğer alanlarda da benzeri yüklerin kaldırılması yönündeki adımların atılmasına katkıda bulunmasını bekliyoruz. Yerli girdi kullanımını arttıracak ve maliyetleri düşürecek bu tür uygulamaların geciktirilmeden gerçekleştirilmesini istiyoruz.

Dünyanın en büyük çelik üreticisi olan Çin, sektöre sağlamakta olduğu çok yönlü desteklere ilave olarak, son günlerde enerji maliyetlerini de düşürme ve böylece sektörün rekabet gücünü daha da arttırma yönündeki gayretlerini sürdürür iken, 2012 yılından bu yana çelik ihracatımızdaki gerilemede ve 2015 yılında da sözkonusu kayıpların derinleşerek devam etmesinde etkisi bulunan sektörümüz üzerindeki tüm yüklerin kaldırılmasına ihtiyaç duyuyoruz.

Esasen, dünya piyasalarında rekabetin keskinleştiği, ihracatın her geçen gün zorlaştığı, üretici ülkelerin çelik sektörlerine çok yönlü destekler sağladığı günümüzde, sektörün üzerindeki yüklerin kaldırılmasının, başta elektrik enerjisi olmak üzere, girdi maliyetlerinin düşürülmesinin, rekabet gücünün arttırılmasına ve sektörün yeniden büyüme trendine girmesine katkıda bulunacağına inanıyoruz. Bu yönüyle, KKDF’nin kaldırılmasının, sektörün performansını olumsuz yönde etkileyen elektrik enerjisi üzerindeki her türlü fon ve kesintiler ile hurda ve kömür ithalatından alınmakta olan çevre katkı payı uygulamalarının iptali sürecinin ilk adımı olduğunu ümit ediyor ve olumlu karşılıyoruz.

Dr. Veysel Yayan
Genel Sekreter