Net Kârda Dünya Lideri ERDEMİR, BDT Çeliği ile Mücadele Başlattı Tarih: 24 Kasım 2016

 Geçen yıl 1 milyar TL ile tarihinin en yüksek kârını elde eden ERDEMİR Grubu, dünyadaki rakipleri arasında net kâr marjında ilk sıraya yerleşti. ERDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tar, dünyadaki 8 dev rakibine göre, hem net kâr marjında yüzde 12.5 ile hem de faiz vergi ve amortisman öncesi kârda yüzde 25 ile, Eylül 2011 itibariyle ilk sırada olduklarını söyledi.

ERDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tar, yanında grubun Pazarlama Direktörü Başak Tav ve Baş Danışmanı Kemal Özden olmak üzere ekonomi gazetecileriyle bir tanışma toplantısı düzenledi. Türkiye’nin dev kuruluşunun bugünü ve geleceğe ilişkin planlarının konuşulduğu toplantıda verilen bilgiler özetle şöyle:

-16 bin çalışanıyla, Türkiye’nin ham çelik üretiminin yüzde 22’sini gerçekleştiren ERDEMİR, 3 milyar kw/saat ile Türkiye elektriğinin 1.5’ini tek başına tüketiyor. Grup, kullandığı elektriğin yüzde 65’ini ise kendisi üretiyor. Bu üretim Türkiye’nin elektrik üretiminin yüzde 1’ini buluyor.

-ERDEMİR ve iştiraki İsdemir 12.4 kilometrekarelik bir alanda kurulu. Bir başka ifadeyle, tam bin 264 futbol sahasını içine alacak büyüklükte. İki demir-çelik fabrikasının içerisinde, üzerinde 20 kadar lokomotifin çalıştığı toplam 108 km uzunluğunda ray hattı bulunuyor.

-ERDEMİR Grubu’nun lojistik mal hacmi yıllık 20 milyon tona ulaştı. 2011 cirosu 5.3 milyar dolar olan ERDEMİR 931 milyon dolarlık ihracat gelirine sahip.

-2006-2011 dönemlerinde 3.9 milyar dolar vergi ödeyen şirket geçen yılı 602 milyon dolar net kârla tamamladı ve 300 milyon lira temettü dağıtmaya hazırlanıyor.

Yeni Yatırımlar 1.5 Milyar Dolar

ERDEMİR, önümüzdeki dönemde 1.5 milyar dolarlık yatırım yapacak. Bu yatırımların bir kısmı mevcut hatlarının iyileştirilmesine ve verimlilik artışına yönelik olacak. Ancak, grubun yatırımları arasında, 500 milyon doların üzerinde yatırım planladığı Hasan Çelebi Demir Cevheri Zenginleştirme ve Peletleme tesisi ve üçüncü soğuk haddehane gibi önemli yeni yatırımlar da bulunuyor.

Katma değeri yüksek ürünlere yöneldiklerini belirten ERDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tar, "Yeni yatırımlarla, bu konuda önemli adımlar atıyoruz. Müşterilerimizin ihtiyacı bizi bu yöne sevk ediyor. Otomobil galvanize döndü. Yerli otomobilde ne istenirse verebiliyoruz. Türkiye otomotiv sanayinin ihtiyaçlarının yüzde 40’ını karşılıyoruz. Ancak kapasitemiz yeterli değil. O eksiklerimizi giderecek yatırımlar yapıyoruz. Ayrıca soğuk haddehane plânımız var. Teneke hattına da ilave yapacağız" bilgisini verdi.

Dampingli Ürün ve Vergi İsyanı

ERDEMİR yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Türkiye ithal ettiği demir-çelikten sadece yüzde 0.89 vergi alabiliyor. ERDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tar, "Türkiye’deki üretici için koruma istemiyoruz. Ama haksız rekabet mutlaka engellenmeli" diyor. Demir-çelik ürünlerinin bazen teşvik belgesi ile bazen Dahilde İşleme Rejimi (DİR) ile Türkiye’ye vergisiz sokulduğunun altını çizen Tar, "AB dışında, Çin, Güney Kore, Japonya gibi ülkelerden ithalat yüzde 5-9 vergiye tabi. Ancak Türkiye’ye yapılan ithalatın yüzde 90’ı vergisiz giriyor. Türkiye’nin yüzde 11’lik, gümrük vergisi uyguladığı ülkelerden yapılan ithalatta dahi oran yüzde 8’in altında kalıyor. Bu konuda tam bir gariplik yaşanıyor. Mesela 1 buçuk metrelik ruloları getirdiğinizde yüzde 9 vergi var. Ama ruloyu 20-30 santimlik dilimlere kestirip getirirseniz, yasalardaki boşluktan yararlanarak sıfır gümrükle Türkiye’ye sokabiliyorsunuz. Bu Türkiye’ye çifte zarar veriyor. Vergiden kayıp yetmiyormuş gibi, sektör de iş kaybı yaşıyor. Oysa Türkiye’de 7.5 milyon ton kesme kapasitesi var" diye konuştu.

Rusya, Ukrayna, Romanya…

Verilen bilgilere göre, Güney Kore, Japonya, Ukrayna ve Rusya iç piyasalarında sanayicilere 770 ila 800 dolara sattıkları ürünleri Türkiye’ye 600 dolara veriyorlar. Özellikle, Rusya ve Ukrayna’dan yapılan ithalattan rahatsızız. Romanya ile birlikte bu ülkelerden yaptığımız ithalat 4 milyon tona ulaşıyor. Türkiye’nin toplam çelik tüketiminin yılda 13 milyon ton olduğu göz önüne alındığında, sorun ortada. Türkiye, demir-çelikte ithal cenneti haline gelince, fabrikalar tam kapasite ile çalışamıyor. ERDEMİR yetkilileri, "Bizim kapasite oranımız yüzde 75 civarında. Ama gidin birçok üreticinin kapasitesinin yüzde 25-30’lar seviyesinde olduğunu göreceksiniz" diyor.

Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tar, "Eskiden ERDEMİR sektördeki tek oyuncuydu. Canımız yandığında kimse anlamıyordu. Ama artık üretim yapan birçok fabrika var ve onların da canları yanıyor. Herhalde bıçak kemiğe dayanınca tedbir alınacak" dedi. Şu anda yerli üretici açısından aleyhte bir ticaret sisteminin olduğu, sektörde kâr ve kapasite baskısının çözümleri getireceğine inandığını belirten Tar, "Bize yılda yüz binlerce tonluk mal satan Ukrayna’ya ERDEMİR olarak 6 aydır 5 bin ton ürün bile satamadık vee şu anda Ukrayna ile serbest ticaret anlaşması yapılıyor. O bizi yorabilir" endişesini dile getirdi.

100 Dolar Altında

Son yıllarda haksız rekabet nedeniyle iç piyasadaki üretim kapasitesinin tam anlamıyla kullanılamadığını belirten Fatih Tar, şu değerlendirmeyi yaptı: “Ukrayna ve Rusya sıfır gümrük ve haksız rekabetle Türkiye’deki fiyatın 100 dolar altında satış yapıyor. Kore ve Japonya da yavaş yavaş Türkiye’ye girmeye başladı.

Önlem alınmazsa Türk çelik sektörü için sıkıntı büyüyecek. İç piyasasında tonu 776 dolar olan çeliği Ukrayna 610 dolara satabiliyor. Rusya ve Ukrayna’dan 3-4 milyon ton çelik geliyor. Bu ülkelerle aramızdaki haksız rekabet giderek büyüyor. Sorunun ana kaynağı Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu ile Türkiye arasında yapılan anlaşma kapsamındaki ürün listesinde yer alan yassı çelik mamullerinin ithalat vergi oranları. Bunun yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Mevcut durumda Türkiye’ye ucuza çelik satılması söz konusu oluyor.”

Cari Açık İçin Önemli

Tar, yassı çeliklere ithalat gümrük vergisi uygulanması gerektiğini belirterek, “Cari açığın azaltılması için ithalat yerine kaliteli ve yeterli yerli çeliğin kullanılması sağlanmalı. Rusya ve Ukrayna’dan vergisiz çelik geldiği gibi, serbest bölgelere de gümrüksüz olarak çelik ürünleri geliyor. Bunun nasıl olabildiğini anlayamıyoruz” diye konuştu.

2011’de 1 milyar liralık rekor kâr elde ettiklerini anlatan Tar, şu bilgileri verdi: “Her yıl 400 milyon dolarlık kapasite artırma ve iyileştirme yatırımı yapmaları gerek. Bütün bu maaş ödemeleri ve yapmamız gereken yatırımlar varken, 2012’de bizi sıkıntılı bir dönem bekliyor. Çünkü dünya çelik üretiminde fazlalık var ve sektörümüz dışarıdan sıfır gümrükle gelen kalitesiz ithalatın tehdidi altında.”

Yurtdışında Madenlerle İlgileniyoruz

Türk çelik sektörünün en önemli sorunlarından birinin de hammadde kaynağı olan demir madeninin az olmasından kaynaklandığını belirten Fatih Tar, şunları söyledi: “Hurda demir ERDEMİR gibi entegre tesislerde kullanılmıyor. Türkiye madenlerindeki demir oranı, çok düşük seviyelerde. Oysa dünyada yüzde 60 ve üzeri oranlarda demir içeren madenler var. Bizim yurtdışından maden sahası almamız gerekiyor. Ancak bunun da o ülkedeki siyasi ve toplumsal risklerden kaynaklanan tehlikeleri var. Brezilya’da demir madeni almak için görüşmeler yaptık.

Devletin, bu tür madenlerle ilgili destek ve sigorta sistemi yaratması şart. Hükümet, girdi tedariğini garanti altına almak için özel şirketlerin yurt dışından maden ocağı alabileceğini belirten çalışmalar başlattı. Ancak, risklere karşı bir sigorta şirketi de gerekli.”

ERDEMİR yetkilileri, sorular üzerine, kısa bir süre önce ortağı olduğu ERDEMİR’deki hisselerinin bir bölümünü satan Arcelor-Mittal’in de benzer bir uygulama yaptığını açıkladılar. Romanya ve Ukrayna’da büyük çapta üretim yapan Arcelor-Mittal’in bu ülkelerden malı Türkiye’ye soktuğu ve katma değerin Türkiye yerine bu ülkelere gittiğine dikkat çeken ERDEMİR yetkililerine göre, 700 dolar Ukrayna ve Romanya’ya giderken, sadece 60 dolarlık haddeleme işinin parası Türkiye’de kalıyor.

Malatya’da Maden Yatırımı Planlıyor

ERDEMİR, Malatya Hekimhan’daki Hasançelebi bölgesindeki demir cevherinden dünya standartları üzerinde demir peleti üretmeyi plânlıyor. Fatih Tar, Malatya’da Ermaden üzerinden planladıkları yatırım için son açıklanan teşviklerden yararlanabileceklerini, ancak bunun için detayların netleşmesini beklediklerini söyledi. "Çıkarılacak madenini, ERDEMİR’in yüzde 65-70’lerde olan hammadde ithalatını yüzde 30’lara kadar düşürebileceğini" kaydeden Tar, "Yapılan anlaşma nedeniyle AB ülkeleri ve Türkiye demir-çeliğe teşvik veremiyor. Ancak bu madenleri kapsamıyor" bilgisini verdi.

Bir soru üzerine, maliyetlerini düşürmek amacıyla yurtdışında da birçok ülkede yatırım yapabileceklerini kaydeden Tar, "Yurtdışı yatırımla ilgiliyiz ama girişimde bulunamıyoruz. Çünkü birçok yerde siyasi riskler var ve biz buralarda devlet güvencesi olmadan yatırım yapamayız. Diyelim ki, madeni çıkardık. Yerel hükümet el koyarsa ne olacak? Sigorta çözüm olabilir. Eximbank aracılığıyla bir sigortalama sistemi geliştirilmesi faydalı olur" açıklamasında bulundu.

Yerli Otomobile Katkıya Hazırız

ERDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tar, Türkiye’nin en büyük yassı çelik üreten grubu olarak, yerli otomobil üretimi için hazır olduklarını söyledi. Türkiye’de üretilen otomobillerde kullanılan çeliğin yüzde 40’ını ERDEMİR’in verdiğini söyleyen Tar, yassı çelik üretiminde Avrupa’da dördüncü sırada olduklarını belirtti. Tar, grubun Türkiye yassı çelik pazarının yüzde 33’ünü de elinde bulundurduğunu söyledi. Grubun, yurt dışında tesis almak için de araştırmalar yaptığını, İspanya’dan şirket almak istediklerini ancak görüşmelerin sonuçsuz kaldığını kaydetti.

İşçi Çok Ama Katliam Yapmayız

ERDEMİR’in sürekli yatırım yapıp kâr etmek zorunda olduğuna değinen Tar, “Para kazanıp iyi maaş vermeliyiz” dedi. ERDEMİR Grubu’nun geçen yılki maaş ödemesinin 509 milyon dolar olduğuna dikkat çeken Tar, “ERDEMİR’de ortalama personel maliyeti 53 bin TL. 1981’de Güney Sanayii’nde çalıştığım için işçiyi dinleyip değer vermek gerektiğini düşünüyorum. ERDEMİR’de çok işçi var ama tenkisat yaparak sorun çözülmez. Geçen yıl takas yaptık. İsteyene tazminat ve ikramiyesini verdik” dedi. Fatih Tar, ERDEMİR’in devam eden yatırım harcamasının 560 milyon dolar olduğunun altını çizdi.