Rekabetçi Yapısı Azalan Avrupa Çelik Sektörü Çevresel Konulardan Zarar Görmemeli Tarih: 24 Kasım 2016

16 Mayıs 2013 tarihinde Eurofer tarafından düzenlenen Avrupa Çelik Günü (European Steel Day) konferansında Eurofer Başkanı Wolfgang Eder tarafından yapılan konuşmada, 2012 yılının Avrupa çelik endüstrisi açısından olumlu geçmediği, benzer zorluklarla 2013 yılında da karşılaşıldığı, sektör temsilcilerinin yeni bir yol arayışı içersinde oldukları dile getirildi.

Bugün gelinen noktadan, çelik sektörünün sorumlu tutulamayacağını, 80’li yıllardan itibaren uygulanan siyasi ve ekonomik politikaların başarısız sonuç vermesiyle birlikte, Avrupa’daki çelik talebinin hızlı bir düşüş gösterdiğini vurgulayan Eder, Avrupalı çelik üreticilerinin zayıflayan talebin yanı sıra, % 40 civarındaki maliyet artışları ile karşı karşıya kaldıklarını ve bu durumun sektörün yeniden yapılandırılması ihtiyacını gündeme getirdiğini söyledi.

Kendisini yenilemeye başlayan çelik endüstrisindeki değişimin, önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini ve sektörün kendisinden beklenildiği üzere, sosyal sorumluluğunu ihmal etmeden şekil değiştireceğini belirten Eder, kanun koyuculardan, çelik endüstrisinin rekabetçi yapısını etkileyen hususları göz önünde bulundurarak, yalnızca çelik sektörünün değil, Avrupa’daki tüm sanayi kollarının baştan ele alınmasını beklediklerini açıkladı. Eder, zayıflayan talep ile yüzleşen çelik sektörünün, hâlihazırda güç kaybeden rekabetçi yapısının, yeni kanunlar ile daha da zayıflatılmaması gerektiğini, Avrupalı çelik üreticilerinin, uluslararası arenadaki rakiplere kıyasla çeşitli dezavantajlarının olduğu vurguladı.

Çelik sektöründeki daralmanın geç de olsa hükümetler nezdinde fark edildiğini, Avrupa Komisyonu üyesi Tajani’nin, sanayinin Avrupa GSYH’sı içerisindeki payını % 20’ye çıkartan çalışmaları başlattığını, diğer bir komisyon üyesi olan Andor’un da bu girişime destek vererek, önümüzdeki ay açıklanacak olan Avrupa Çelik Sektörü Eylem Planı’nın hazırlanmasına katkıda bulunduğunu belirten Eder, iklim, enerji ve çevre konularında çelik sektörünün rekabet gücünü zedeleyen tek taraflı kararlar verilmemesi gerektiğini, bu tarz hassas konularda alınabilecek hatalı kararların, çelik endüstrisinin rekabetçi yapısını tamamen ortadan kaldırabileceğini ve sektörün geleceğini riske atabileceğini vurguladı. Avrupa çelik sektörünün enerji maliyetlerinin yükselmesi neticesinde, üreticilerin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü kaybettiklerine dikkat çeken Eder, Avrupa Komisyonu’nun olası emisyon plânlarını kabul etmesi halinde, sektörün iş yapamaz duruma gelebileceğinin altını çizdi. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği, Özel Haber