Rus Çelik Sektörü, DTÖ Üyeliği Sonrası Rekabete Hazırlanıyor Tarih: 24 Kasım 2016

Rusya’da yerleşik çelik üreticileri, otomotiv gibi çelik yoğun yerel sanayinin üyelik sonrasında artan rekabet karşısında direnç gösterebilmesi için, ülkelerinin Dünya Ticaret Örgütü’ne katılımlarından önceki süreçte yoğun bir yatırım dönemi geçirdi.
18 yıl süren müzakerelerin ardından, 2011 yılının Aralık ayında Dünya Ticaret Örgütü ile imzalanan anlaşmayla, Rusya, otomotiv sektörünü koruyucu tarifeler gibi, önemli ayrıcalıklar ve tavizler elde etti.
7 yıllık bir geçiş sürecinin ardından, bu koruma engelleri de kalktığında, çelik üreticileri, otomotiv sanayiinin ithâl ürünler ile rekabet edebilecek düzeye gelmiş olmasını ve Rusya menşeli çelik talebinin yüksek seyrini sürdürmesini ümit ediyor. Ayrıca, söz konusu geçiş dönemi sona erdiğinde, Rusya’da yerleşik çelik üreticilerinin ürettiği çelik ürünlerinin, Rusya pazarına girişi kolaylaşacak ithâl ürünler ile kalite bakımından rekabet edebilir konuma gelmesi hedefleniyor.
Rusya’da yerleşik en büyük dördüncü çelik üreticisi olan Novolipetsk Steel İletişim Direktörü Anton Bazulev, “İthalâtçılar ile rekabetin artması, Rusya’nın çelik talebi konusunda da negatif riskleri beraberinde getirecektir” dediği belirtiliyor.
Severstal ve Magnitogorsk Iron and Steel Works öncülüğündeki Rus çelik üreticileri de, yeni sanayi kollarına yüksek kalitede çelik tedarik edebilmek için yoğun bir şekilde yatırımlarına devam ediyorlar. Bu çerçevede, MMK, Temmuz ayında 1.5 milyar dolarlık otomotiv çeliği yatırımı başlatmış bulunuyor.
Uzun vadede görünüm bulanık olmasına rağmen, dünyanın en büyük 5’inci çelik üreticisi konumunda bulunan Rusya’daki çelik tesisleri, DTÖ’ye katılımla birlikte, bunun olumlu katkılarını almaya başlayacaklar. Rus üreticiler, DTÖ’nün Anlaşmazlıkların Çözümü Süreci’ne dahil olacaklar ve AB’nin yıllık 3.2 milyon tonluk ithalât kotası da otomatik olarak kalkmış olacak.
Bu arada, Dünya Bankası Ekonomisti David Tarr, “Rusya DTÖ üyesi olmadığı için, Rus çelik üreticilerinin hakları anti-damping davalarında oldukça sınırlı seviyede kalıyor. DTÖ üyesi olarak, Rus üreticilerin anti-damping davalarında elleri güçlenecek ve daha fazla hak sahibi olacaklar. DTÖ’ye katılım, önümüzdeki 5 yıllık dönemde, Rusya’nın GSYH’sine  % 3.7, uzun vadede ise % 11 oranında ilâve katkıda bulunacak” açıklamasında bulundu.
Ölçülebilir ekonomik etkilerinin yanında, DTÖ üyeliğinin Rusya’nın global algılamasını geliştireceğine dikkat çeken, DTÖ katılım sürecinde Rusya Çalışma Grubu’nun başkanlığını da yürüten Severstal Başkanı Alexei Mordashov ise, yaptığı açıklamada, DTÖ’ye katılımın, ülkedeki çalışma ve iş ortamının gelişmesine önemli bir katkı sağlayarak, Rusya için son derece stratejik uzun vadeli avantajlar sağlayacağını, bunun da, Rusya’ya daha fazla doğrudan yabancı sermaye girişi, Rus girişimcilerin ekonomilerine daha fazla yatırım yapmaları, küçük ve orta ölçekli kuruluşların büyümesi için gerekli olan daha öngörülebilir bir ticari ve ekonomi rejimi şeklinde olumlu sonuçlar getireceğini kaydetti.
DTÖ’ye katılımın, Rusya çelik endüstrisi açısından olumlu olacağını düşünenlerin yanında, Rusya çelik endüstrisinin kârlılığının azalacağını iddia eden kesimler de bulunuyor.
Bugün Rus çelik üreticileri, kısmen nakliye ve enerji maliyetlerinin düşük olmasının da katkısı ile, dünya çelik endüstrisinin en kârlı şirketleri arasında yer alıyor. Ancak analistler, DTÖ’ye katılım sürecinde verilen tavizler sonucunda, bu oranların Avrupa’dakine yakın seviyelere yükseleceğini ve Rus çelik endüstrisinin maliyet avantajının kademeli bir şekilde kaybolacağını tahmin ediyor.
Analistler, 2012 yılında dünya çelik endüstrisinde faiz, vergi ve amortisman öncesi kârlılığın (FVAÖK) % 10.5 seviyesinde gerçekleşeceğini, buna karşılık Rusya çelik endüstrisindeki FVAÖK’nın % 19.3 seviyesinde olacağını tahmin ediyor.
Rusya’nın ayrıca, DTÖ katılım anlaşmasının bir koşulu olarak, doğalgaz için de piyasa tabanlı bir fiyatlandırma mekanizmasını uygulamaya aktarmayı kabul ettiğine dikkat çekiliyor. Renaissance Capital analisti Boris Krasnojenov, bugün Avrupa’daki çelik üreticileri 1000 metreküp doğalgaz için 350-400 dolar seviyesinden ödeme yaparken, Rusya’da yerleşik çelik üreticilerinin yalnızca 100 dolar ödediklerini vurguluyor. Doğalgaz ile elektrik üreten elektrik santrallerinin, Rusya’nın toplam elektrik kapasitesi içerisinde %41 oranında paya sahip olduğu dikkate alındığında, bu durumun Rusya enerji piyasasındaki fiyatları da yukarı çekeceği tahmin ediliyor.
Kaynak: Reuters