Tayland AD Soruşturmasında Haksız Değerlendirmelerle Marj Oluşturdu Tarih: 21 Şubat 2017

Tayland tarafından Brezilya, İran ve ülkemiz menşeli sıcak haddelenmiş sac ithalatına karşı yürütülmekte olan damping soruşturmasında, Tayland makamları nihai karara esas teşkil eden nihai bulgu raporlarını yayımladı. Buna göre, Türkiye menşeli ürünlere karşı %6,88 ila %38,23; Brezilya menşeli ürünlere karşı  %34,4 ve İran menşeli ürünler için %7,25-38,27 oranlarında nihai damping marjları belirlendi. Önümüzdeki aylarda tamamlanması beklenen soruşturma,  pek çok haksız uygulamaya sahne olması nedeniyle, soruşturmanın taraflarından ciddi tepki çekiyor.

Kararın büyük haksızlıklar içerdiğini belirten Çolakoğlu Metalurji CEO’su Uğur Dalbeler, aksi kanıtlanmış olmasına rağmen, Tayland piyasasında satılan ürünün farklı olmadığı iddiasına dikkat edilmediğini, normal değer hesabının da Ülkemizce sağlanan veriler üzerinden değil kendi öngörüleri ile fahiş olarak hesaplandığını açıkladı.  Sektörde hiç örneği olmayan fahiş kâr oranları ile normal değerin suni bir şekilde şişirilerek, %6 marj yaratıldığına dikkat çeken Dalbeler, “Türkiye güvenli değil bahanesi ile yerinde inceleme yapılmadı. İncelemenin başka bir şehirde hatta Bangkok’ta yapılması yönündeki önerimiz kabul edilmedi. Hiç bir itirazımız kabul edilmedi, üstelik itirazlarımızın reddi konusunda gerekçe dahi gösterilmedi. Öne sürülen hususların bir tanesi bile bu soruşturmada marjımızı sıfırlayabilecek potansiyele sahipti, ancak Tayland otoritesi kasıtlı bir şekilde ithalatı önlemek için usulsüzce bahaneler üretme yoluna gitti” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

dalbeler

Kararın pek çok haksız yönünün bulunduğunu ve Anti-Damping Anlaşması’na aykırılıklar içerdiğini belirten Trade Resources Company’den Bülent Hacıoğlu,  iç piyasada birebir çok yakın ürün olmasına rağmen bunun kabul edilmeyerek marjın oluşturulmuş değer yöntemi ile yükseltilmesi, % 25’lere varan fiktif kâr uygulaması ile, marjın fahiş oranda yükseltilmesi, genel yönetim giderlerinin olması gerekenden yaklaşık 3-4 kat fazla alınması gibi, marj çıkartmak adına haksız uygulamalara gidildiğini vurguladı. Ayrıca, Tayland makamlarının güvenliği bahane ederek, Türkiye’ye yerinde inceme yapmak için gelmediğine dikkat çeken Hacıoğlu, bunun üzerinde Türk tarafının Tayland’a gitmesi önerisinin de kabul edilmediğini açıkladı.

bulent1sepia

Soruşturmada, en yüksek marjın bulunması hedeflenerek, kasıtlı bir şekilde kuralların hiçe sayıldığını belirten Trade Resources  Company’den Bülent Hacıoğlu, Tayland’ın zarar bulguları ile ilgili olarak, Ülkemizce yapılan itirazlarda:

  • Soruşturmada yerli üreticinin gördüğünü iddia ettiği zararın soruşturma konusu dönemden (2012-2015) önce başladığı ve Türkiye’den gerçekleştirilen ithalatın artış seyrine başladığı 2013 yılından önceki bir zararla Türkiye menşeli ithalat arasında bağ kurulamayacağı,
  • Soruşturma otoritesinin Türkiye’den ithalatın neredeyse yok seviyesinde olduğu 2012 yılını baz alarak, ithalat artışı ile yerli üreticinin finansal göstergelerinin seyrine ilişkin analiz yapmasının adil olmadığı,
  • 2016 yılından itibaren Türkiye menşeli ithalatın Tayland pazarında yok seviyesinde olduğu, Tayland’ın Türkiye için ana pazarlardan biri olmadığı ve dolayısıyla önümüzdeki dönemde bir zarar tehdidinden bahsedilemeyeceği,
  • Yerli üreticilerden üretimde en yüksek paya sahip Sahaviriya Steel Industries’in İngiltere’deki yatırımını kapatması ve borçlarını ödeyemeyecek derecede finansal anlamda sıkışıklık içinde olmasından ötürü yaşadığı bir zararın ithalata atfedilemeyeceği,

ifadelerine yer verildiğini açıkladı. Ancak yapılan itirazlar ve öne sürülen gerekçelerin, Tayland makamlarınca dikkate dahi alınmadığı belirtiliyor.

Haksız uygulamalar üzerine inşa edilen sözkonusu soruşturmada, Tayland tarafından enstrümanları mümkün olan en yüksek marjı bulabilmek adına çarpıtarak kullanılması, Fas örneğinde karşılaşılan haksızlıkla mücadelede olduğu gibi, bu davanın da bir an önce DTÖ’ye götürülmesine ve Ekonomi Bakanlığımızın bu konuda sektör kuruluşlarına desteğini arttırmasına ve daha aktif bir yaklaşım sergilemesine olan ihtiyacı ortaya koyuyor.