TÇÜD Basın Bülteni – 2016 Tarih: 07 Şubat 2017

ÇELİK ÜRETİMİ

Ham Çelik Üretimi %5,2 oranında arttı.

2016 yılında Türkiye’nin ham çelik üretimi %5,2 oranında artışla 33.2 milyon ton olarak gerçekleşti. Ancak, çelik üretimimiz halen 2012 yılında kaydedilen 35.9 milyon tonluk üretimin %7,5 gerisinde bulunuyor. Nihai çelik üretimi ise 36.88 milyon ton ile, 2015 yılında 36.93 milyon ton olan üretim seviyesinin altında kaldı. Nihai çelik üretimindeki düşüş, ağırlıklı bir şekilde yarı ürün ithalatındaki gerilemeden kaynaklandı.

Üretimdeki olumlu gelişmeler, Türkiye’nin dünya çelik üretimindeki performansına da yansıdı. Dünya çelik üretimi, % 0.8 oranında yükselirken, Türkiye’nin çelik üretimi %5.2 oranında arttı. Türkiye, sözkonusu üretim artışı ile dünya çelik üretiminde en büyük paya sahip 10 ülke arasında, Hindistan ve Ukrayna’dan sonra üretimi en çok artan üçüncü ülke oldu. Üretim ve ihracattaki artış bu defa, Türkiye’nin iç tüketimindeki artıştan kaynaklanmadı.

TÜKETİM

Çelik Ürünleri Tüketiminin %51,3’ü İthalatla Karşılandı.

2016 yılında Türkiye’nin nihai çelik ürünü tüketimi, 2015 yılındaki 34.38 milyon tona kıyasla %0.88 oranında düşüşle, 34.07 milyon ton seviyesinde kaldı.

ÇELİK ÜRÜNLERİ DIŞ TİCARETİ

Türkiye’nin Çelik Ürünlerinde Net İthalatçı Konumu Değişmedi.

2016 Yılında Türkiye’nin Çelik ürünleri İhracatı 2015 yılına göre miktar yönünden %1,2 oranında artarak 16.90 milyon ton seviyesinde gerçekleşmiş olmasına rağmen, ihraç fiyatlarındaki düşüş nedeniyle, değer yönünden  %8,0 oranında geriledi ve 10.80 milyar dolar olarak gerçekleşti. Diğer taraftan,  nihai mamul çelik üretiminin %47,4’ü ihraç edildi.

İthalat ise miktar yönünden %8’lik gerileme gösterek,17,5 milyon ton ve 10.90 milyar dolar seviyelerinde kaldı. Çelik sektöründe 18 milyon ton kapasite atıl kalırken, ithalattaki gerilemeye rağmen, yurtiçi tüketimin % 51.3’lük bölümü ithal girdi ile karşılandı. Buna göre, Türkiye, 2016 yılında da çelik ürünlerinde net ithalatçı ülke konumunu sürdürerek,  yılı miktar yönünden 612 bin ton, değerde ise 103 milyon dolar açıkla kapattı. Ülkemizin, 2012 öncesinde, çelik ürünlerinde yıllık 5 milyar doları aşan tutarlarda net ihracat yaptığı dikkate alındığında, 2012 yılından bu yana dampingli,  devlet destekli, kalitesi düşük çelik ürünleri ithalatına karşı yeterli koruma tedbirlerinin zamanında alınmamasının çelik ürünleri dış ticaretinde büyük açıkların oluşmasına yol açtığı ortaya çıktı.

DÜNYA ÇELİK ÜRETİMİ

Dünya çelik üretimi 2016 yılında %0,8 oranında artışla, 1 milyar 628.5 milyon tona ulaştı. Çin 808.4 milyon ton üretimi ile dünya çelik üretiminde %49,6 paya sahip oldu. Dünya çelik üretiminde Sekizinci (8) sırada bulunan Türkiye 33,2 milyon ton üretimle %2,03 paya sahip oldu.

Tüm bu veriler, Türk çelik sektörünün 2016 yılını geçmiş yıllara kıyasla mütevazi de olsa olumlu gelişmelerle kapattığını ortaya koyuyor. Üretimdeki % 5.3’lük artış, bir yönüyle sevindirici olmakla birlikte, son üç yıl içerisindeki % 12’lik kaybı telafi etmekten uzak görünüyor. Benzer şekilde yıl sonu itibariyle ihracattaki % 1.2 oranındaki artış eğilimi, geçmiş yıllarda ulaşılan seviyeleri yakalamanın çok uzağında olduğumuzu gösteriyor. 2012 yılında ulaşılan 17.1 milyar dolar seviyesindeki Türkiye’nin çelik ürünleri ihracatı, miktar yönünden gerilemenin ve fiyatlardaki düşüşün tesiriyle, 2016 yılında 10.8 milyar dolar seviyesinde kalmış bulunuyor.

2016 yılında dış ticaret açığının da % 11.7 oranında azalışa rağmen 55 milyar 966 milyon dolar seviyesinde gerçekleşmiş olması, Türkiye’nin toplam cari açığının giderek sürdürülemez bir noktaya geldiğini ortaya koyuyor. Bu durum, döviz kurlarını olumsuz yönde etkiliyor. Açığın kapatılamaması halinde, döviz kurlarının kontrol altına alınması mümkün görünmüyor. Bu yönüyle 18 milyon tonluk atıl kapasitesi bulunan çelik sektöründe, girdi maliyetlerini destekleyen ve rekabet gücünü artırarak, ihracatı ve yurtiçi girdi tedarikini destekleyen, dampingli ithalata karşı gerekli tedbirleri alan politikaların uygulamaya aktarılması, geçmiş yıllardakine göre daha büyük önem kazanmış bulunuyor.