Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Basın Bülteni
Ekim 2021 Tarih: 01 Ekim 2021

1 Ekim 2021

ÇELİK ÜRETİMİ

Türkiye’nin ham çelik üretimi, 2021 yılının Ağustos ayında, 2020 yılının aynı ayına göre %7,1 oranında artışla 3,5 milyon ton oldu.

Ocak-Ağustos döneminde ise Türkiye, 2020 yılının aynı dönemine göre %16,7 artışla 26,6 milyon ton ham çelik üretti.

ÇELİK TÜKETİMİ

2021 yılının Ağustos ayında, nihai mamul tüketimi, 2020 yılının aynı ayına kıyasla %12,4 azalışla 2,6 milyon ton seviyesinde gerçekleşti.

Ocak-Ağustos dönemi itibariyle tüketim %20,2 artışla 23 milyon ton seviyesine yükseldi.

DIŞ TİCARET

İhracat

Çelik ürünleri ihracatı, Ağustos ayında, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla, miktarda %70,9 artışla 1,9 milyon ton, değerde ise %209 artışla 1,7 milyar dolar oldu.

Ocak-Ağustos döneminde ihracat, 2020 yılının aynı dönemine göre miktarda %21,5 artışla 12,7 milyon ton, değerde ise %84 artışla 9,7 milyar dolar oldu.

İthalat

Ağustos ayında miktarda %19,3 oranında artışla 1,2 milyon ton, değerde ise %127 artışla 1,4 milyar dolar olan ithalat, Ocak-Ağustos döneminde de, miktarda %30,6 artışla 10,8 milyon ton, değerde %90,2 artışla 9,3 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Dış Ticaret Dengesi

2020 yılının Ocak-Ağustos döneminde %108,1 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı,  Ağustos ayı ihracatındaki olağanüstü performansa rağmen, yılın ilk aylarında ithalattaki yüksek oranlı artışlar sebebiyle 2021 yılının aynı döneminde %104,6 seviyesinde kaldı.

DÜNYA ÇELİK ÜRETİMİ

Dünya Çelik Derneği (worldsteel) tarafından açıklanan 2021 yılı Ağustos ayı ham çelik üretimi istatistiklerine göre, dünya ham çelik üretimi 2020 yılının Ağustos ayına göre %1,4 oranında azalış ile 156 milyon 806 bin ton oldu.

Ocak-Ağustos döneminde ise, dünya ham çelik üretimi, 2020 yılının aynı dönemine kıyasla, %10,6 artış kaydederek 1,3 milyar tona ulaştı.

2021 yılının Ocak-Ağustos döneminde, Çin’in ham çelik üretimi 2020 yılının aynı dönemine kıyasla, %5,3 oranında artışla 733 milyon tona yükselirken, ikinci sırada yer alan Hindistan’ın ham çelik üretimi %25,6 artışla 77,7 milyon ton, üçüncü sırada bulunan Japonya’nın ham çelik üretimi ise %16,9 oranında artışla 64 milyon ton olarak gerçekleşti.

 DEĞERLENDİRME

Ağustos ayında, 3,5 milyon ham çelik üretimi ile tüm zamanların aylık en yüksek ham çelik üretimini gerçekleştiren Türk çelik sektörü, dünya çelik üretimi sıralamasında aylık bazda 7. sıradaki yerini korudu. Bu durum, kapasite kullanım oranı yükselen çelik sektörünün üretimde yakaladığı ivme sayesinde 2017 yılında ulaşılan 37,5 milyon tonluk en yüksek üretim miktarını geride bırakarak, yıl sonunda 40 milyon tona ulaşma ihtimalini kuvvetlendirdi.

Türk çelik sektörü Ağustos ayında, miktarda %70,9 artış oranıyla Ülkemizde aylık bazda en yüksek ihracat artışı gerçekleştiren sektör oldu. Dünya çelik üretiminin yüzde 60’ını tek başına gerçekleştiren Çin’in yeşil mutabakat hedeflerine ulaşmak için üretimi azaltmaya başlaması ve mevcut üretimi iç tüketime yönlendirmesi, Türk çelik sektörü için büyük bir fırsat yaratmış ve çelik ihracatçılarımız Ocak-Ağustos döneminde Uzak Doğu pazarına yönelik ihracatını %59 oranında artırmıştır. Latin Amerika pazarına yönelik ise %339 oranında artışla 1,7 milyon ton civarında ihracat gerçekleştirilmiştir. Diğer taraftan, Ağustos ayında sıcak sac ihracatımız üretimdeki %11,9’luk artışa rağmen, yurtiçi talepteki canlılık sebebiyle %23 oranında gerilemiştir.

Ocak-Ağustos döneminde %30,6 oranında artış ile 10,8 milyon ton çelik ithal edilmiştir. Bu ithalatın %67’si Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında vergisiz olarak yapılmıştır. Ocak-Ağustos döneminde BDT ülkelerinden %38 artışla 5,4 milyon ton ithalatın %94’lük kısmı DİR kapsamında vergisiz olarak gerçekleştirilmiştir. Orta Doğu/Körfez ülkelerinden önceki yılın aynı dönemine göre %1693 oranında artış ile gerçekleştiren 242 bin ton ithalatın içinde DİR payı %94 seviyesindedir.

Çelik ithalatında DİR’in yol açtığı artışın kontrol edilememesi, gerek Türk çelik sektörü, gerekse dış ticaret dengemiz açısından sürdürülemez boyutlara ulaşmaktadır. Bu sebeple, DİR uygulamasının yeniden gözden geçirilerek mâkul bir çerçeveye oturtulması hayati önem taşımaktadır.