Türkiye’nin Ham Çelik Üretimindeki Artış Yavaşlama Eğilimini Sürdürüyor – Özel Haber Tarih: 24 Kasım 2016

Global piyasalardaki dalgalanmalar, Türkiye’nin ham çelik üretimini etkilemeye devam ediyor. Yılbaşından bu yana inişli çıkışlı bir seyir izleyen ham çelik üretimi, Mayıs ayında geçen yılın aynı ayına kıyasla % 6.6; bir önceki aya kıyasla ise % 6.8 oranında artışla, 3 milyon 81 bin ton seviyesinde gerçekleşti. Ocak ayında % 14.4 seviyesinde bulunan üretim artışı ise, sonraki aylarda kademeli bir şekilde yavaşlayarak, Ocak-Mayıs dönemi itibariyle % 10.4 seviyesine geriledi. Mayıs ayında, elektrik ark ocaklarının üretimi, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla % 11.8 oranında artışla, 2.137 milyon ton seviyesinde gerçekleşirken, entegre tesislerin üretimi % 7.4 oranında düşüşle, 714.000 tonda kaldı.

Türkiye Ham Çelik Üretimi (ton)

May.11

Nis.12

May.12

May. 12/11

May.12/ Nis.12

EAO

2.118.134

2.245.351

2.367.054

11,8

5,4

BOF

771.074

639.631

713.836

-7,4

11,6

TOPLAM

2.889.208

2.884.982

3.080.890

6,6

6,8

Ocak-Mayıs döneminde, Türkiye’nin toplam ham çelik üretimi, % 10.4 oranında artışla, 15 milyon ton seviyesine ulaştı. Yılın ilk 5 aylık döneminde gerçekleştirilen 1.4 milyon tonluk üretim artışının % 93 oranındaki kısmının uzun ürünlerin ara mamulü konumunda bulunan kütük üretiminde yaşanması, özellikle sanayi tarafından tüketilmekte olan yassı çeliklerde, üretim artışının sınırlı düzeyde kalması, sanayii faaliyetlerinin yeterince canlı olmadığını teyid ediyor.

Türkiye Ham Çelik Üretimi (‘000 ton)

2011

2011-5 ay

2012-5 ay

%
değişim
(12/11)

Kütük

24.400

9.856

11.162

13,3

Slab

9.707

3.724

3.825

2,7

TOPLAM

34.107

13.580

14.987

10,4

EO

25.275

10.007

11.273

12,7

BOF

8.832

3.573

3.714

3,9

Türkiye’nin ham çelik üretimindeki yavaşlamada, temel ihraç pazarları konumunda bulunan AB, Orta Doğu ve Körfez ile Kuzey Afrika piyasalarındaki koşulların ihracatımıza olumsuz yansımalarının önemli bir rolü bulunuyor. Avrupa’da son aylarda, yılın ikinci yarısına ilişkin toparlanma beklentilerinin,yılın son çeyreğine ertelendiği görülüyor. Asya’daki durgunluğun yanında, en büyük ihraç pazarımız konumunda bulunan Orta Doğu, Körfez ve Kuzey Afrika ülkelerinde de sosyal ve politik karışıklıkların tam olarak giderilmemiş olması, bölgeye yönelik ihracatımızın, geçtiğimiz yılların kayıplarını telafi etmesini engelliyor.

Ekonomilerdeki durgunluğa paralel olarak, 2011 yılının son çeyreğinden itibaren global çelik üretimi ve tüketimindeki artış hızı da yavaşlama eğilimini sürdürüyor. AB ve Arap ülkelerindeki problemlere ilave olarak, son 10 yılda dünya çelik üretim ve tüketiminin itici gücü konumunda bulunan Asya’da da benzer durgunluk eğiliminin gözlenmesi, dünya çelik piyasasının geleceğine ilişkin endişeleri arttırıyor.

İhraç pazarlarındaki tüm olumsuzluklara rağmen, Türkiye’nin çelik ürünleri ihracatı artış eğilimini sürdürüyor. Ocak-Mayıs dönemi itibariyle, Geçici İMMİB verilerine göre, Türkiye’nin çelik ihracatının Mayıs ayında da artış eğilimini sürdürebilmiş olmasında, özellikle Avrupa Birliği’ne yönelik ihracatta yaşanan keskin düşüşlerin alternatif pazarlara yönelme sayesinde dengelenmesinin önemli bir rolü bulunuyor. Ocak-Mayıs döneminde 7.2 milyar dolar ile, Türkiye’nin toplam ihracatından % 12.1 oranında pay alan demir çelik sektörümüzün, sanayi sektörleri arasında otomotivin ardından en fazla ihracat yapan ikinci sektör olma konumunu güçlendirdiği gözleniyor.