Veysel Yayan: İhracatta 2012 Seviyelerini Arar Duruma Geldik Tarih: 28 Şubat 2017

TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan ve TÇÜD Yönetim Kurulu Üyesi ve Çolakoğlu Metalurji CEO’su Uğur Dalbeler, 27 Şubat 2017 tarihinde Bloomberght’de “İş Dünyası” programına konuk oldu.  Programda çelik sektöründeki güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmeler yapan Yayan ve Dalbeler, dampingli ithalata büyük projelerde yerli çelik kullanılmamasına ve devlet destekleri nedeniyle üreticilerin haksız rekabete maruz kaldıklarına dikkat çekti.

yayan4-2

Veysel Yayan: Objektif Şartlarda Rekabet Sorunumuz Yok

Dampingli ithalata yönelik alınacak önlemlerle ticarette eşit şartlar sağlandığında, Türk çelik sektörünün rekabet ile ilgili sorun yaşamadığını belirten TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan “Üretimimiz, beklentilerimiz ölçüsünde yeterli değil. Son yıllarda ithalatta ciddi artış var. Tükettiğimizin önemli bir kısmını ithalat yolu ile karşılıyoruz. Bu bizi rahatsız ediyor. Dünya dampingli ve devlet destekli ithalata karşı tedbir aldı, biz bekledik. Bunun bedelini de ödüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada yaşanmakta olan sıkıntıların nedenlerinden birisi de budur. 2016 yılında dampingli ürün girişi azaldığından ithalat düşüş gösterdi” ifadelerini kullandı.

Objektif şartlarda kalite ve fiyat açısından rekabet konusunda sorunlarının bulunmadığını vurgulayan Yayan, “ Üretiminizi, dampingli ithalata karşı korumazsanız, diğer ülkelerin tüm önlemleri aldığı bir ortamda, ülkeniz dampingli ithalatın hedefi haline gelir. Oysa ki, dünyada, ithalatı sınırlayıcı damping vergisi belirleyebilmek adına, tüm suni şartlar oluşturuluyor ve kullanılıyor. Bunun son örneği Tayland’da yaşandı. Suni gerekçelerle Türkiye menşeli ürünlere karşı marjlar oluşturuldu.” dedi.

Veysel Yayan: İhracatta 2012 Seviyelerini Arar Duruma Geldik

Türkiye’nin çelik ihracatının 2012 yılındaki seviyelerin gerisinde kaldığına ve ithalatın arttığına dikkat çeken Veysel Yayan “Kapasitemiz 51 milyon ton, ancak bu bastırılmış bir kapasite. 2011 yılından sonra dampingli ve devlet destekli çelik ithalatı 11 milyon tondan, 18 milyon tona yükseldi. Bu durum,  kapasite artışını baskı altında tuttu ve artışı sınırlandırdı. Bugün kapasitemizin 70 milyon tonlara yaklaşmış olması gerekiyordu. 51 milyon tonluk kapasitenin ve 36 milyon tonluk yurtiçi tüketimin olduğu bir ortamda, 18 milyon tonluk ithalatın açıklanabilecek bir tarafı yok. Hangi göstergeye bakarsanız bakın, Türk çelik sektörünün çok ciddi bir baskı altında kaldığını görürsünüz. Sektör ciddi bir imtihandan geçti. 2012 yılında 17 milyar dolar ihracatın yapıldığı dönemde, 2023 için 50 milyar dolar hedef koyduk. Bugün ihracatımız 28 milyar dolar civarında olması gerekirken, 11 milyar dolara geriledi. 2012 yılındaki seviyeleri arar duruma geldik.  Çin dünya çelik sektörü için tehdit olmaya devam ediyor. Çin’de 400 milyon tonun üzerinde kapasite fazlalığı var ve her an piyasaya yönelme riski taşıyor.” yönünde açıklamada bulundu.

Yayan: Büyük Projelerde İthal Çelik Kullanılmaya Devam Ediliyor

Programda, büyük yatırım ve projelerde yerli ürün kullanmak yerine ithal ürün kullanıldığını ve ithal ürün kullanımının işsizlik sorunuyla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan TÇÜD Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan “TANAP projesinde Türk çeliği kullanılmadı. Kuruluşlarımız belirli zararlar etmek pahasına, bu projede yer almaya gayret ettiler. Ama tercih edilmediler. Ancak Japonya’da ve Kore’de, bu tür projelerde ithal çelik kullanılması kesinlikle sözkonusu olmuyor. Üçüncü köprüyü yapan Koreli firma, Kore çeliği kullanılması şartını koydu ve kullandı. Türkiye’den temin edilebilecek çelik ürünleri yurtdışından karşılanırsa, Türkiye’deki işsizlik oranlarının yükselmesi de son derece normal bir gelişme olur. Türkiye’deki projelerde yerli ürün fiyatı aynı fiyat bile olsa, ithal ürünler tercih ediliyor. Çanakkale Köprüsü’nün ihalesini de Koreli bir firma aldı. Benzer durumun yaşanmamasını ümit ediyoruz.” İfadesinde bulundu.

Yerli girdi kullanımının olağanüstü derecede önemli olduğuna da vurgu yapan Yayan, Türkiye’de bazı ihalelere uluslararası ihale statüsü verilerek vergisiz ithalatın önünün açıldığına, oysaki ABD’de olduğu gibi ergitilme aşamasından itibaren Türkiye’de üretilmiş çeliğin, kullanımının şart koşulmasının önem taşıdığına dikkat çekti. Yayan, yerli çelik tanımında ergitilme aşamasına kadar üretilmiş olması şartı ile yetinilmesinin ve ilave birtakım suni kriterler getirilmemesinin önemini vurguladı. Sözkonusu hususun, Türkiye’de üretim ve istihdamın korunması açısından önemli olduğunun altını çizdi.

Uğur Dalbeler:Teşvik İstemiyoruz, Haksız Rekabet Giderilsin

Çelik sektöründe bugünün ihtiyaçlarına cevap verecek kapasitelerin ortaya çıkması gerektiğinin önemine dikkat çeken TÇÜD Yönetim Kurulu Üyesi ve Çolakoğlu Metalurji CEO’su Uğur Dalbeler,”Sektör kârlı olmalı ki, yatırımlarını sürdürebilsin. Rakiplerimiz ileri giderken, biz yerimizde durmamalıyız. Bizim yaşamakta olduğumuz sıkıntıların temelinde bu mevcut. Sektör rekabet gücünü gün be gün kaybediyor. Bu konunun irdelenmesi ve sektörün rekabet gücünü arttıracak çözüm yollarının ortaya konulması lazım.” dedi.

Rekabette karşılaşılan haksızlıklara karşı önlem alınmasının son derece büyük önem arz ettiğini ve sözkonusu hususun ısrarla üstünde durulması gerektiğini ifade eden Uğur Dalbeler “1996 yılında AB ile  imzalanan AKÇT serbest ticaret anlaşmasıyla, sektörümüze devlet yardımları yasaklandı. Ancak rakiplerin bu yardımlardan yararlanmaya devam etmeleri, rekabette sıkıntı yaşamamıza neden oluyor. Bizim rekabet etme konusunda bir problemimiz yok. Üzerinde ısrarla durduğumuz şey, sektörün karşı karşıya kaldığı haksız rekabetin giderilmesidir.  Eşit enstrümanlarla rekabet edildiğinde, çelik sektörü her yerde var olabilecek güçtedir. Ancak bugün devlet yardımından yararlanamayan bir sektör olarak, devlet yardımı ile üretilen ürünlerle rekabet etmekte zorlanıyoruz.” ifadesinde bulundu.

Türk çelik sektörünün 20 yıldan bu yana herhangi bir teşvikten yararlanmadan kendi ayakları üstünde durduğunun, teşvikten çok rekabetteki haksızlığın giderilmesi durumunda, sektörün üzerine düşeni yapacağının ve atması gereken adımları daha rahat atacağının altını çizen Uğur Dalbeler “Haksız rekabetin yarattığı zarar, sektörün ileri gitmesine engel oluyor, yerimizde durdukça da, rakiplerin gerisinde kalıyoruz” dedi.

dalbeler3-3

Uğur Dalbeler: Çin’in Direksiyonda Olduğu Bir Otobüsün İçindeyiz

Uğur Dalbeler, devlet politikası olarak öne çıkartılan Çin’in, dünyanın en büyük çelik sektörünü geliştirildiğini, Çin çelik sektörünün yarısını kamuya ait tesislerin oluşturduğunu ve dünya üretiminin % 50’sini, toplam çelik ticaretinin de % 30-35’ini temsil etmesi nedeniyle, Çin’deki her adımın dünya piyasalarını etkilediğini belirtti. Çelik sektöründe otobüsün kaptanının Çin olduğunu dile getiren Dalbeler, “Çin direksiyonu nereye çeviriyorsa, piyasalar da oraya gidiyor.” ifadesini kullandı.

Dalbeler sözlerini “Çeliğimizi halen yerli malı olarak nitelendiremiyoruz. Türkiye’de orta düşük teknolojili kabul edildiğinden, yerli malı sınıfına alamıyoruz. Önce bu sorunu çözmeliyiz. Ayrıca büyük elektrik enerjisi tüketicilerine özel bir tarife getirilmesi, en azından hafta sonu ve bayram tatillerinde sanayi kesimine gece tarifesinden enerji kullanımına imkân sağlanması gerekiyor.” ifadeleriyle bitirdi.