Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Basın Bülteni Tarih: 06 Eylül 2022

6 Eylül 2022

ÇELİK ÜRETİMİ

2022 yılının Temmuz ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi,  geçen yılın aynı ayına göre %20,7 oranında azalışla 2,7 milyon ton oldu.

Yılın ilk 7 ayında ise üretim %6,9 oranında azalışla 21,6 milyon ton seviyesinde gerçekleşti.

ÇELİK TÜKETİMİ

Nihai ürün tüketimi Temmuz ayında, 2021 yılının aynı ayına kıyasla %11,2 azalışla 2,7 milyon ton, yılın ilk 7 ayı itibariyle %3,6 düşüşle 19,6 milyon ton oldu.

DIŞ TİCARET

 İhracat

Temmuz ayında çelik ürünleri ihracatı, miktar yönünden %22,8 oranında azalışla 1,2 milyon ton, değer yönünden ise %19,4 azalışla 1,1 milyar dolar oldu.

Ocak-Temmuz döneminde, 2021 yılının aynı dönemine kıyasla ihracat, miktar itibariyle %10,2 azalışla 9,7 milyon ton, değer itibariyle %17,5 artışla 9,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

İthalat

Temmuz ayı ithalatı, 2021 yılının aynı ayına göre, miktar yönünden %1,8 azalışla 1,3 milyon ton, değer yönünden ise, %12,9 artışla 1,5 milyar dolar seviyesine yükseldi.

2022 yılının ilk 7 ayında ithalat, bir önceki yılın aynı dönemine göre, miktar yönünden %5,4 azalışla 9,1 milyon ton, değer yönünden ise %25,6 yükselişle 10 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Dış Ticaret Dengesi

2021 yılının ilk 7 ayında %100,6 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın aynı döneminde %94 seviyesine geriledi.

 DÜNYA ÇELİK ÜRETİMİ

Dünya Çelik Derneği (worldsteel) tarafından açıklanan 2022 yılı Temmuz ayı verilerine göre, dünya ham çelik üretimi, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla %6,5 azalış göstererek 149 milyon ton, yılın ilk 7 ayında ise %5,4 azalışla 1,1 milyar ton seviyesinde gerçekleşti.

Yılın ilk 7 ayında, Çin’in ham çelik üretimi, 2021 yılının aynı dönemine kıyasla  %6,4 oranında azalışla 609 milyon tona düşerken, ikinci sırada yer alan Hindistan’ın ham çelik üretimi %8 artışla 73,3 milyon ton, Japonya’nın üretimi ise %4,9 oranında azalışla 53,3 milyon ton oldu.

DEĞERLENDİRME

Dünya ham çelik üretimindeki düşüş, Temmuz ayında da devam etmiş, dünyanın en büyük 10 ham çelik üreticisi ülke arasında; Hindistan ve İran haricindeki ülkelerin tümünün üretimlerinde düşüş gözlenmiştir.

Temmuz ayında dünya ham çelik üretimindeki düşüş %6,5 seviyesinde iken, Türkiye’nin üretimi %20,7 oranında azalmıştır. Böylece, aylık üretimde ülkemiz, dünya sıralamasında 2021 yılına göre iki kademe birden gerilemiş, Brezilya’nın da gerisinde kalarak, 9. sırada yer almıştır.

Üretimdeki düşüşün hız kazanarak devam ediyor olması endişeleri artırmaktadır. Üretimdeki düşüşte, küresel çapta yaşanan olumsuzlukların yanı sıra, Rusya’dan çok yönlü devlet desteği ile uluslararası fiyatların 100-150 $/ton altında fiyatlarla ülkemize gönderilen ürünlerin iç piyasayı baskı altına alması ve yerli üreticilerimizin bu fiyatlarla rekabet edememesi neticesinde, üretimlerini kısmaları veya durdurmaları da etkili olmuştur. Bu durum kapasite kullanım oranlarımıza da yansımıştır. Geçtiğimiz yılın Temmuz ayında %75,2 olan kapasite kullanım oranımız, bu sene %59,7 oranına gerilemiştir.

Diğer taraftan, miktar yönünden dış ticaret rakamlarında da gerileme gözlenmektedir. Yılın ilk yarısında çelik ürünleri ihracatındaki düşüş %7,1 iken, sadece Temmuz ayında ihracat %22,8 oranında azalmıştır. Buna karşılık, Temmuz ayında ithalattaki düşüş %1,8 seviyesinde kalmıştır. İhracattaki gerilemenin çok daha vahim seviyelere ulaşması nedeniyle, ihracatın ithalatı karşılama oranı Temmuz ayında %101’den %72 seviyesine düşmüştür. 31 Ağustos tarihinde enerji fiyatlarına yapılan %50 oranındaki zam, Avrupa ekonomisi başta olmak üzere, ihraç pazarlarında yaşanmakta olan resesyon sebebiyle, önümüzdeki aylarda durumun daha da ağırlaşmasından endişe duyulmaktadır.

Tüm bu hususlar göz önüne alındığında, üretimdeki düşüşün kontrol alınabilmesini ve ihracata dayalı sistemin sürdürülebilmesini teminen, başta Rusya olmak üzere, Çin, Hindistan gibi devlet yardımlarının yoğun olduğu ülkelerden yapılan yarı ürün ithalatındaki artışın kontrol altına alınması ve dahilde işleme rejimi kapsamında, yurt içi girdi tedariğini ve yerli girdi kullanımını arttıracak adımların atılması, hayati önem taşımaktadır.