Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Basın Bülteni Tarih: 04 Ağustos 2022

04 Ağustos 2022

 ÇELİK ÜRETİMİ

2022 yılının Haziran ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi,  geçen yılın aynı ayına göre %13,1 oranında azalışla 2,9 milyon ton oldu.

Yılın ilk yarısında ise üretim %4,6 oranında azalışla 18,9 milyon ton seviyesinde gerçekleşti.

ÇELİK TÜKETİMİ

Nihai ürün tüketimi Haziran ayında, 2021 yılının aynı ayına kıyasla %0,5 artışla 2,6 milyon ton, yılın ilk 6 ayı itibariyle %3,4 düşüşle 17 milyon ton oldu.

DIŞ TİCARET

 İhracat

Haziran ayında çelik ürünleri ihracatı, miktar yönünden %17,9 oranında azalışla 1,5 milyon ton, değer yönünden ise %4,7 artışla 1,6 milyar dolar oldu.

Ocak-Haziran döneminde, 2021 yılının aynı dönemine kıyasla ihracat, miktar itibariyle %8,1 azalışla 8,5 milyon ton, değer itibariyle %25 artışla 8,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

İthalat

Haziran ayı ithalatı, 2021 yılının aynı ayına göre, miktar yönünden %9,6 artışla 1,3 milyon ton, değer yönünden ise, %29,1 artışla 1,5 milyar dolar seviyesine yükseldi.

2022 yılının ilk yarısında ithalat, bir önceki yılın aynı dönemine göre, miktar yönünden %5,9 azalışla 7,7 milyon ton, değer yönünden ise %28 yükselişle 8,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Dış Ticaret Dengesi

2021 yılının ilk yarısında %100,5 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın aynı döneminde %97,9 seviyesine geriledi.

 DÜNYA ÇELİK ÜRETİMİ

Dünya Çelik Derneği (worldsteel) tarafından açıklanan 2022 yılı Haziran ayı verilerine göre, dünya ham çelik üretimi, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla %5,9 azalış göstererek 158 milyon ton, yılın ilk 6 ayında ise %5,5 azalışla 949 milyon ton seviyesinde gerçekleşti.

Yılın ilk yarısında, Çin’in ham çelik üretimi, 2021 yılının aynı dönemine kıyasla  %6,5 oranında azalışla 526,8 milyon tona düşerken, ikinci sırada yer alan Hindistan’ın ham çelik üretimi %8,8 artışla 63,2 milyon ton, Japonya’nın üretimi ise %4,3 oranında azalışla 45,9 milyon ton oldu.

DEĞERLENDİRME

Türkiye’nin 2022 yılının ilk çeyreğinde düşüş eğilimine giren çelik üretimi, dünya ortalamasındaki düşüşe göre daha mütevazi seviyelerde seyretmiştir. İkinci çeyrekte ise üretimdeki daralma hız kazanmış, yılın ilk yarısı itibariyle dünya çelik üretimi ile Türkiye’nin üretimi arasındaki fark, önemli ölçüde daralmıştır.

Ancak, 2022 yılının ilk yarısı itibariyle, Türkiye’nin çelik üretimindeki düşüş %4,6, seviyesinde kalır iken, Haziran ayındaki düşüş, %13,1 seviyesine ulaşmış ve Haziran ayında Türkiye, çelik üretimi en çok gerileyen ülkeler arasında yer almıştır.

Diğer taraftan, gerek korumacı yaklaşımlar, gerekse dış talepteki daralma eğilimi sebebiyle, çelik ürünleri ihracatında yılın ilk yarısında %8, Haziran ayında %17,9 olmak üzere, ciddi gerileme gözlenmiştir.

Rus üreticilerin, yaptırımlar sonrasında uluslararası piyasalarda alıcı bulamamaları sebebiyle, Rus yetkililer çelik ihracatını sübvanse edecekleri yönünde açıklamalarda bulunmuştur. Ayrıca  hurda ihracatında kotayı aşmayan ülkeler için 100 €/ton, kota aşımı yapan ülkeler için, 290 €/ton vergi uygulaması ile, Rus çelik üreticilerine ucuz hurda temin etme imkanı sağlanmıştır. Tüm bu düzenlemeler, Türkiye pazarının cazip konuma gelmesine yol açarak, Rus ihracatçıların, Türkiye piyasasına yoğunlaşmaları sonucunu doğurmuştur. Neredeyse hurda fiyatlarına yakın fiyatlarla gerçekleştirilen Rusya’dan kütük ithalatının, yılın ilk çeyreğine kıyasla ikinci çeyrekte 5 misli artış göstermesi, çelik sektörümüzü olumsuz yönde etkilemiştir. Türkiye’de bazı tesisler üretimlerini durdurmuş, bazıları ise vardiya sayısını azaltmaya başlamışlardır. Bu gelişmeler ışığında, Rusya’dan yapılan kütük ithalatındaki artışın kontrol altına alınması, çelik sektörümüz açısından önemli bir sorun haline gelmiştir.

Bu arada, Ticaret Bakanlığımız tarafından, Derneğimizin müracaatı üzerine başlatılan soruşturma tamamlanarak, 7 Temmuz 2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan bildirim ile Avrupa Birliği (AB) ve Güney Kore menşeli sıcak haddelenmiş yassı çelik ürünlerine yönelik %7-12,8 aralığında değişen oranlarda damping marjı uygulanmasına hükmedilmesine ilişkin karar, ülkemizin, dünyada korumacılık eğilimlerinin arttığı bir konjonktürde, kendi iç piyasasına yönelik dampingli ithalata karşı hassasiyet göstermesi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Bu kapsamda ABD, AB ve pek çok ülkenin, ülkemize uygulamakta olduğu koruma tedbirleri ve damping vergilerinin gözden geçirilmesinin sağlanması, önem taşımaktadır.

Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında yapılan ithalatın yurt içi tüketimdeki %40’ı aşan payı dikkate alınarak, DİR uygulamasının süratle gözden geçirilmesi, yılın ikinci yarısında durumun daha da ağırlaşmaması açısından hayati önem arz etmektedir.