Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Basın Bülteni Tarih: 02 November 2020

                                                                                                                2 Kasım 2020

ÇELİK ÜRETİMİ

Türkiye’nin ham çelik üretimi, 2020 yılının Eylül ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %18 oranında artışla 3.2 milyon ton olarak gerçekleşti.

Yılın ilk çeyreğinde %6,9 artan ham çelik üretimi, pandeminin etkisiyle yılın ikinci çeyrekte %16,8 geriledi. Haziran ayı itibariyle üretimde tekrar artış eğilimine girildi ve 3. çeyrekte üretim %16,6 arttı.

Ocak-Eylül döneminde ise ham çelik üretimi %2,6 oranında artışla 25.9 milyon ton oldu.

ÇELİK TÜKETİMİ

2020 yılının Eylül ayında nihai mamul tüketimi, %27,7 oranında artış ile 2.8 milyon ton oldu.

Yılın ilk çeyreğinde %42,7 oranında artan, ikinci çeyrekte ise %16,9 oranında azalan çelik ürünleri tüketimi, üçüncü çeyrekte %25,2 artış gösterdi.

Ocak-Eylül döneminde ise nihai mamul tüketimi %14,9 oranındaki artışla, 21.9 milyon ton seviyesine ulaştı.

DIŞ TİCARET

İhracat

Çelik ürünleri ihracatı Eylül ayında miktarda %0,8 artış ile 1.9 milyon ton, değerde ise %3,9 azalışla 1.3 milyar dolar oldu.

Ocak-Eylül döneminde, 2019 yılının aynı dönemine kıyasla ihracat, miktar itibariyle %9,1 oranında azalarak 15 milyon ton, değer itibariyle %14,7 azalışla 10.4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

İthalat

Eylül ayı ithalatı, 2019 yılının aynı ayına göre, miktar yönünden %10,1 artış ile 1.2 milyon ton, değerde %3 azalışla 881 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.

Ocak-Eylül döneminde ithalat, bir önceki yılın aynı dönemine göre, miktar yönünden %8.9 artış ile 10 milyon ton oldu. Değer yönünden ise %4,9 azalışla 7.2 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Dış Ticaret Dengesi

İhracattaki düşüş ve ithalattaki artış sebebi ile, 2019 yılının Ocak-Eylül döneminde %161 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın ilk 9 aylık döneminde %144,4 seviyesine geriledi.

DÜNYA ÇELİK ÜRETİMİ

Dünya Çelik Derneği (worldsteel) tarafından açıklanan 2020 yılı Eylül ayı verilerine göre, dünya ham çelik üretimi, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla, %2,9 artış kaydederek 156.4 milyon ton, yılın ilk 9 ayında ise %3,2 azalışla, 1.4 milyar ton seviyesinde gerçekleşti.

Ocak-Eylül döneminde, Çin’in ham çelik üretimi, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla  %4,5 oranında artışla 782 milyon tona yükselirken, ikinci sırada yer alan Hindistan’ın ham çelik üretimi %16,5 azalışla 70.2 milyon ton, üçüncü sırada bulunan Japonya’nın ham çelik üretimi ise %19,1 oranında azalışla 61.2 milyon ton olarak gerçekleşti.

DEĞERLENDİRME

Haziran ayından itibaren artış eğilimine giren Türkiye’nin ham çelik üretimi, Eylül ayında da artış trendini korudu. Kapasite kullanım oranı Eylül ayında %78,2 olurken, 9 aylık dönemde ise %69,8 seviyesinde gerçekleşti.

Ocak-Eylül döneminde, 25.9 milyon ton üretim ile Ülkemiz, Almanya’yı geride bırakarak, dünyanın en büyük ham çelik üreticileri arasında, 7. sıraya yükseldi ve Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi konumuna ulaştı.

Türkiye bu konumuna yoğun koruma tedbirleri sebebiyle, ihracatta yaşanan %10 civarındaki düşüşe rağmen ulaştı. Ancak, ihracatımız düşerken ithalatımızın artması yüzünden Türk çelik sektörü, çelik tüketimindeki yüksek oranlı artışı kısmen değerlendirebildi. Bu artışın, ithalat yoluyla dışarıya transfer edilmesi rahatsızlık yarattı.  AB’ye yönelik çelik ürünleri ihracatımız, yoğun koruma tedbirleri sebebiyle, 2019 yılında %19,4 oranında ve 2020 yılının ilk 9 ayında %24,9 oranında gerileme gösterirken, ithalatımız 2019 yılında %4, 2020 yılının ilk 9 ayında ise %0,8 oranında artış gösterdi.

Dünyanın en büyük çelik üreticisi ve tüketicisi konumundaki ülkelerden, AB’nin ham çelik üretiminin %17,9, Japonya’nın %19,1 ve ABD’nin %19,2 oranında gerilediği dikkate alındığında, Türkiye’nin çelik tüketiminde ve üretiminde gösterdiği performans, gelecek için ümit verici bir gösterge niteliği taşıyor. Bu göstergenin önümüzdeki aylarda daha iyileştirilebilmesi ve 2017 yılı rakamlarının da geride bırakılabilmesi için, başta DİR olmak üzere, ithalatı teşvik eden mekanizmaların gözden geçirilmesine, ABD ve AB gibi ülkelerde ihracatı zorlaştıran korumacı uygulamaların kaldırılması yönündeki girişimlerin yoğunlaştırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.