Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Basın Bülteni Tarih: 28 March 2025

0 Paylaşımlar

28 MART 2025

 ÇELİK ÜRETİMİ

2025 yılının Şubat ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi, geçen yılın aynı ayına göre %5,6 azalışla 2,9 milyon tona geriledi.

Yılın ilk iki ayında ise üretim %3,7 oranında azalışla 6,1 milyon ton seviyesinde gerçekleşti.

ÇELİK TÜKETİMİ

Nihai mamul tüketimi 2025 yılının Şubat ayında, 2024 yılının aynı ayına kıyasla %18,6 artışla 3,4 milyon ton seviyesine ulaştı.

Yılın ilk iki ayında nihai mamul tüketimi %9,8 artışla, 7,0 milyon tona yükseldi.

DIŞ TİCARET

İhracat

2025 yılının Şubat ayında çelik ürünleri ihracatı, 2024 yılının aynı ayına göre, miktar yönünden %3,2 oranında artışla 1,2 milyon ton, değer yönünden ise %6,4 azalışla, 790,1 milyon dolar oldu.

Yılın ilk iki ayında çelik ürünleri ihracatı 2024 yılının aynı dönemine göre miktar yönünden %11,8 oranında artışla 2,3 milyon ton, değer yönünden ise %2,8 artışla, 1,5 milyar dolar oldu.

İthalat

2025 yılının Şubat ayında çelik ürünleri ithalatı, 2024 yılının aynı ayına göre, miktar yönünden %17,6 oranında artışla 1,3 milyon ton, değer yönünden ise %3,8 artışla 940,1 milyon dolar oldu.

Yılın ilk iki ayında çelik ürünleri ithalatı 2024 yılının aynı dönemine göre miktar yönünden %21,6 oranında artışla 3,1 milyon ton, değer yönünden ise %7,8 artışla, 2,1 milyar dolar oldu.

Dış Ticaret Dengesi

İhracatın ithalatı karşılama oranı ise, 2025 yılının ilk iki ayında geçen yılın aynı dönemine göre, %76,2 seviyesinden %72,6 seviyesine geriledi.

DÜNYA ÇELİK ÜRETİMİ

Dünya Çelik Derneği (worldsteel) tarafından açıklanan 2025 yılı Şubat ayı verilerine göre, dünya ham çelik üretimi, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla, %3,4 azalışla 144,7 milyon tona, geçtiğimiz yılın Ocak-Şubat dönemine göre ise %2,2 azalışla 302,0 milyon tona geriledi.

2025 yılının ilk iki ayında, Çin’in ham çelik üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre, %1,5 azalış ile 166,3 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. İkinci sırada yer alan Hindistan’ın ham çelik üretimi, %6,8 artışla 26,4 milyon tona yükselirken, Japonya’nın üretimi ise %7,5 oranında azalışla 13,2 milyon tona geriledi.

DEĞERLENDİRME

Türkiye 2025 yılının ilk iki ayında %3,7 azalışla, 6,1 milyon ton ham çelik üretimi gerçekleştirerek ve çelik üretimi %13,1 azalışla 5,4 milyon ton seviyesine gerileyen Almanya’yı geride bıraktı ve 7. sıraya yükseldi. Türkiye’yi üretimi %1 artışla 5,5 milyon tona yükselen Brezilya takip etti. Türkiye’nin nihai mamul tüketim rakamı, yılın ilk iki ayında en yüksek tüketim seviyesine ulaşılan 2024 yılının aynı dönemindeki rakamı geride bırakarak, %9,8 artışla, 7,0 milyon tona yükseldi.

Yılın ilk iki ayında ABD’ye yönelik ihracatımız %80,6 oranında azalışla, 14,7 bin tona geriledi. Uzak Doğu/Güney Asya bölgesine yönelik ihracatımızdaki kayıp katlanarak derinleşti ve %37,6 azalışla, 20,5 bin ton seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu bölge ülkelerinden gerçekleştirdiğimiz ithalat ise %28,5 artışla, 1,6 milyon tona yükseldi ve Uzakdoğu ülkeleri ile çelik dış ticaretimizdeki açık daha büyüdü. Diğer taraftan, 2024 yılında %19 oranında gerileyen BDT bölgesinden yaptığımız ithalatın, yılın ilk ayında %117 artışla 778 bin tona yükselmesi dikkat çekti. Yılın ilk ayında, yarı ve uzun ürün ihracatındaki artışın yavaşlaması ve aynı ürünlerin ithalatındaki artışın yükselmesi ile birlikte ihracatın ithalatı karşılama oranı %76,2 seviyesinden %72,6 seviyesine geriledi.

Dünyada korumacılık duvarlarının giderek yükselmesinin, küresel ticaretin giderek bölgeselleştiğini göstermektedir. Başkan Trump’ın tarifeleri arttırma yönündeki kararı sonrasında, en büyük ticaret partnerimiz olan ve aramızda Serbest Ticaret Anlaşması ile Gümrük Birliği anlaşması bulunan AB’nin, ABD’nin aldığı kararın ticaret sapmasına yol açacağı gerekçesi ile, bir çok ülke ve ülkemize yönelik tahsis edilen kotaları sınırlama kararı almasının, 30 Haziran 2026 tarihinde sona erecek korunma önlemi tarihine kadar bölgeye yönelik ihracatımız üzerinde baskı oluşturacağı ve AB pazarına yönelik ihracatımızdaki kayıpların telafi edilmesini zorlaştıracağı değerlendirilmektedir.

Tüketimdeki söz konusu potansiyel ve giderek artan korumacılık önlemleri dikkate alındığında, AB ve ABD’nin almış olduğu tedbirlere benzer ticaret politikası önlemlerinin yürürlüğe konulmasının ve yurtiçi tüketimdeki artışın yurt içi tedarik yolu ile karşılanmasının, sektörümüzün sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığı değerlendirilmektedir.

Twitter
LinkedIn